YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13867
KARAR NO : 2010/4423
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın husumetten karşı davanın esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı (karşı-davalı) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 11.8.2008 tarihli harici yazılı protokol ile davalı …’den 11 parsel sayılı 345 m2 yüzölçümündeki taşınmazı satın aldığını, sözleşmeye göre 1500 Euro kapora verdiğini, tapunun devrinin mümkün olmadığını, resmi şekilde yapılmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu, ödenen bedelin tahsili için yapılan takibe de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmeye konu arsanın mülkiyetinin dava dışı … Köle’ye ait olduğunu, davacıya satışı vekaleten yaptığını, dava dışı … Köle tarafından noterden tanzim edilmiş vekaletname uyarınca satışa yetkili vekil olduğunu savunarak davanın husumet nedeniyle reddini dilemiş, karşı davası ile de; sözleşmeden cayan tarafın davacı olduğunu, sözleşmeye göre cayan tarafın üç katı cayma bedeli vermesi gerektiğini bildirerek 1.500 euro karşılığı 9.000 YTL’nin davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın husumetten, karşı davanın esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 11.8.2008 tarihli harici sözleşme ile davalıdan arsa satın aldığını, resmi şekle uyulmadığından sözleşmenin geçersiz olup ödediği bedelin tahsili için yaptığı takibe itiraz edildiğini belirterek eldeki davayı açmıştır.
Tapulu taşınmazların satışına ilişkin yapılan harici sözleşmeler geçersiz olup (B.K.213, T.K.26, T.M.K.706) taraflar ancak verdiklerinin iadesini isteyebilirler. Alıcı verdiği bedel için faiz isteyemeyeceği gibi satıcı da ecrimisil vb. gibi herhangi bir bedel talep edemez. Ayrıca bu tür davalar B.K.’nun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımına tabidir. (Y.İçt. Birlş. Büyük Gn. Kur. 07.06.1939 tarih ve 1936/31 e. 1939/47 k.)
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakılacak olursa, dosya içinde bulunan 11.8.2008 tarihli özel protokole göre, davacı … alıcı, davalı … satıcı olup, … ili, … İlçesi, …-imar Köyünde kain 138 adada kayıtlı 11 parsel sayılı 345 m2 yüzölçümündeki arsayı davacı …’a satmış, davacı … da satıcı-davalıya 1500 Euro kaparo vermiştir. Mahkemece, taşınmazın dava dışı … Köle’ye ait olup … 58. Noterliğince düzenlenen 5.8.2008 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnameye göre tapu maliki … Köle’nin 138 ada 11 parseldeki arsayı satmaya ve satış bedelini almaya …’i vekil tayin ettiği, davanın tapu maliki … Köle aleyhine açılması gerekirken vekil aleyhine açıldığından bahisle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, taraflar arasındaki harici sözleşme az yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalı arasında yapılmıştır. Sözleşmede davalı …’in vekili sıfatı ile hareket ettiğine dair bir kayıt yoktur. Davacı tarafından verilen kaparoyu da almıştır. Kaldı ki davacı karşılık davasında sözleşmenin tarafı olarak ceza-i şart talebinde bulunmuştur. Öyle olunca, davacı ödediği bedeli davalıdan isteyebilir. Aksine düşünce ile yazılı şekilde asıl davanın husumetten reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 5.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.