YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13895
KARAR NO : 2010/8180
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatınca duruşmalı diğer davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … ve vekili avukat … ve diğer davalı … vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bir dönem … Kulübünün yurtdışı temsilciliği ile yöneticiliğini yaptığını, o dönem … Yönetim Kurulu Başkanı olan davalı … ve muhasebecisi diğer davalı …’ın kulübün kısa süreli maddi desteğe ihtiyacı olduğu, kısa sürede geri ödeme yapılacağını bildirmeleri üzerine bankadaki vadeli hesabını bozmak suretiyle 1.100.000 DM kulüp hesabına, 100.000 DM de davalı …’ın hesabına … Şubesi aracılığı ile 29.01.1999 tarihinde havale ettiğini, kararlaştırılanın aksine havale yoluyla gönderilen paranın bir iki hafta gibi kısa sürede geri ödenmediğini, ödenmesi yönünde davalı kulüp ve davalı kulüp başkanı nezdinde başvuruda bulunduğunu, sonucunda davalı … tarafından “kulübün ekonomik sıkıntısının giderilemediği, bu nedenle de hemen ödeme yapabilme imkanının olmadığı, ancak banka havalesi yoluyla aldıkları 1.200.000 Alman Markı karşılığında 750.000 USD meblağlı ve 31.07.1999 tarihli şahsi çek verme teklifinde” bulunulduğunu, kabul etmesi ile çekin 2009/13895-2010/8180
Hazırlanıp kulüp muhasebecisi davalı …’dan teslim aldığını, keşidecisi … ve meblağın 705.000 USD olduğunu gördüğünü, kulübe yakınlığı nedeniyle kendisi aleyhine gerçekleşen bu farka sessiz kaldığını, davalı … tarafından keşide olunan çekin tahsili için bankaya gidildiğinde çekin karşılığının olmadığını öğrendiğini, davalılarca “çek bedelinin kısa sürede ödeneceği” sözü verilmesi ve güven nedeniyle çekin arkasını yazdırmadığını, ödeme vaadi ile devamlı oyalandığını, bu arada 2000 yılı Aralık ayının sonuna doğru gerçekleşen … Kulübü kongresinde yönetimin değiştiğini, …’ın yönetimden ayrıldığını, bunun üzerine vermiş olduğu paranın kulübe intikal etmiş olması nedeniyle yeni yönetim nezdinde paranın ödenmesi yönünde başvuruda bulunduğunu, kulübün de cevaben “… dönemindeki hesapların incelenmekte olduğu, sonucuna göre ödemenin yapılabileceğinin” bildirildiğini, bir süre de yeni yönetimden ödeme beklediğini, ancak bugüne değin ödemenin gerçekleşmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 705.000 USD karşılığı 950.000 YTL alacağının çekin üzerinde belirtilen ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı …, havale yoluyla gerçekleşen akdi ilişki taraflarının davacı ile davalı … olduğunu, kulübün ayrı tüzel kişiliğini olduğuna göre kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, havale dekontları içeriğine göre söz konusu paranın davalı … Kulübüne gönderildiğinin anlaşıldığını, kulüp yöneticilerinin kulüplerine çeşitli miktarlarda parasal yardımda bulundukları hususunun bilinen bir gerçek olduğunu, olayda gerçekleşen havalenin de “ödünç” olarak nitelendirilemeyeceği gibi çekteki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş; diğer davalı …, davacının kulüp yöneticiliği yaptığını, gerçekleşen havalenin ödünç niteliğinde değil, kulübe yardım mahiyetinde olduğu gibi aralarında yazılı … sözleşmesi de bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı … Yönetimi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının başkasının borcunu ödeyen 3.kişi durumunda olduğu, bu nedenle ödediği bedeli vekaletsiz … görme yada haksız zenginleşme hükümlerine göre geri isteme hakkı bulunduğu, davalı kulübün vekaletsiz … görme hükümlerince sorumlu olduğu, verilen çekin yanında davalı kulüp başkanının ismine duyduğu güven ile davacının ödeme yaptığı, çekteki imzanın davalı kulüp başkanına ait olmasa bile ismin önemli ve ağırlıklı olduğu belirtilerek davanın 2009/13895-2010/8180
kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
Davacının … şubesi aracılığıyla 29.1.1999 tarihinde iki ayrı havale ile alıcı olarak … Kulübü derneği hesabına 1.100.000 DM, alıcı … hesabına da 100.000 DM tutarlı parayı gönderdiği dosyada bulunan havale dekontları ile sabittir. Davalı … çekteki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, nitekim mahkemece yaptırılan imza incelemesi sonucu alınan rapor ile imzanın bu davalıya ait olmadığı belirlenmiştir. Diğer davalı …, işlemin bağış niteliğinde olduğunu savunarak maddi vakıayı inkar etmiş, … Kulübü Yönetimi ise, yargılamaya gelmeyerek davayı inkar etmiştir. Kulübün defterlerinde yapılan inceleme sonucunda da herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit olunmuştur. Çek yasal sürede bankaya ibraz edilmediği gibi, havale işlemlerine ilişkin dekontlarda herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Hal böyle olunca paranın ödünç olarak verildiğini ispat yükü davacıya ait olup, davacı ödünç ilişkisini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Havale, kural olarak bir ödeme vasıtası olup, bizatihi ödünç ilişkisinin varlığını kabul etmek için yeterli değildir. Dava konusu paranın ödünç olarak verildiği, davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilememiştir. HUMK’nun 288.maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki, davacı delil listesinde ‘her türlü yasal kanıt’ demek suretiyle ‘yemin’ deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı …’a ödenmesine, 3.206,30’şer TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı … ve davalı …’a iadesine, 8.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.