Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13912 E. 2010/8181 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13912
KARAR NO : 2010/8181
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 30.9.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca davalının kiracısı olduğunu, aylık kira bedelinin 2200 USD olarak belirlendiğini, Şubat 2001 krizi sonrası şifahi antlaşma uyarınca ödeme günündeki USD kur karşılığı yerine, sabit TL olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, buna karşın davalının sonradan … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/257 E. Sayılı dosyası üzerinden 2001 ve aralık 2004 dönemine ilişkin, USD kur karşılığı kira bedelinin eksik yatırıldığından bahisle açmış olduğu alacak davası neticesinde mahkemece davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında kira bedelinin USD cinsinden paranın TL karşılığının ödenmesi gerektiği sonucuna vardığını, bu sonuç karşısında davalıya çekilen 26.07.2007 tarihli ihtarname ile 30.12.2004 tarihinden itibaren ödenmesi gereken 2200 USD aylık kiranın ödendiği tarihteki YTL efektif alış kur karşılığının hesap edilmesi neticesinde bulunan rakamla ödenen rakam arasında kurdan kaynaklanan fazladan 25.000,00 YTL ödeme yapıldığının bildirildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı olarak 7.000,00 YTL alacağın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, bilahare bu alacağını 32.725 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
2009/13912-2010/8181
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının açtığı dava sonunda davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiş ise de, temyizden sonra davacı vekili 26.5.2010 tarihli dilekçe ile davalı ile dosyanın temyiz aşamasında iken anlaştıklarını, ödeme konusunda davalı ile protokol yaptıklarını ve sulh olduklarını, davanın konusu kalmadığını bildirdiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece davacının dilekçesi değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle tarafların sulh oldukları anlaşılmakla mahkemece işlem yapılmak üzere kararın BOZULMASINA, peşin alınan 442.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.