YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14232
KARAR NO : 2010/6676
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı ile kardeş olduklarını, birlikte kurdukları ortaklığın bir süre sonra bozulması üzerine hesaplaştıklarını, bilançoya göre 31.267.00 TL alacaklı olduğunu, ortaklığın sona erdiği 31.08.2001 tarihinden itibaren bu miktarın ticari faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların kardeş oldukları ve aralarında adi ortaklığın kurulduğu ve bu ortaklığın 31.8.2005 tarihinde son bulduğu, gerek davacının iddiası gerekse davalının kabulü ile sabittir. Davalının adi ortaklığın yönetici ortağı olduğu da uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, bu davasında ortaklığın sona erdiği 31.8.2001 tarihi itibariyle tasfiyenin de yapıldığını, tasfiye payına 31.267.00 TL. düştüğünü ileri sürerek bu paranın tahsilini istemiş ise de ortaklığın tasfiye edildiğine dair dosyada herhangi lir delil ve belge bulunmamaktadır. Bu durumda 31.8.2001 tarihinde fesh edilen ortaklığın henüz tasfiye edilmediğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca BK. 538 ve devamı maddeleri hükmünce tasfiyenin mahkemece yapılması gerekir. Öyle olunca da mahkemece öncelikle yönetici ortak olan davalıdan hesap istenmeli, tarafların uyuşup uyuşmadıkları noktalar saptanmalı, uyuşmazlık konusu olanlar yönünden tarafların kardeş oldukları da gözetilmek suretiyle tanık dahil ibraz ettikleri her tür delilleri toplanmalı, bundan sonra ortaklığın uğraşı alanı, süresi gibi hususlarda gözetilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi veya kurulu aracılığıyla ortaklığın son bulduğu 31.8.2001 tarihi itibariyle tasfiye hesabı çıkartılıp, tarafların alacaklı ve borçlu oldukları miktarlar tesbit edildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu yönlerin göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.