Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/14358 E. 2010/3641 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14358
KARAR NO : 2010/3641
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, Davalı banka ile yaptığı sözleşme görüşmeleri sonucunda bireysel kredilerinin takibi için vekaletname verildiğini, tevdi edilen alacak dosyalarının işleme konulduğunu ve bir kısmının da tahsil edildiğini, davalı tarafa da ödemeler yapıldığını, dava ve icra dosyaları derdest iken Büyükçekmece 4. noterliği’nin 16.11.2005 gün ve 94209 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle azledildiğini, akabinde kendisinin de … 2. Noterliği’nin 23.12.2005 gün ve 43477 yev. Sayılı ihtarnamesiyle yasal vekalet ücreti olan 110.574.54 YTL’yi istemesine rağmen ödenmediğini, azlin haksız olması nedeniyle dava dilekçesine ekli listede icra takip dosyaları nedeniyle de hakettiği ücretten fazlası saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 YTL’nin azil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 17.6.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle de talebini 131.800,94 YTL’ye çıkartmıştır.
Davalı, … Mahkemelerinin yetkili olduğunu, işbölümü sebebiyle de dosyanın … asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacıyla aralarında 8.6.2005 tarihinde vekalet sözleşmesi imzalandığını ve takip dosyalarının 2005 yılı Haziran ayından itibaren davacıya tevdi edildiğini, davacıyla aralarında yapılan sözleşme uyarınca takip ve dava dosyalarının YTS (Yasal Takip Sistemi) adı verilen bir sistemle takip edildiğini, bu sistem gereği, yasal vekalet ücretlerinin dosyanın kapatılma aşamasında otomatik olarak davalının avans hesabına gönderildiğini, ayrıca takip dosyalarının 2005 yılının haziran ayında verilmesine karşın özellikle … 1. ve 3. İcra müdürlüğünde açılan takip dosyalarının sürümcemede bırakıldığını, davalının bu nedenle haklı olarak azledildiğini, ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ıslah dilekçesi nazara alınarak 131.800,94 YTL’nin faziyile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, 1136 sayılı Avukatlık Yasasından kaynaklanna vekalet ücretine ilişkindir. 1136 Sayılı Avukatlık yasası’nın 174. maddesinin 2. maddesi uyarınca haklı azil yada haksız istifa halinde avukata vekalet ücreti ödenmez. Ne varki; azil tarihine kadar sonuçlandırılmış işler bakımından avukatın ücret isteyebileceği dairemizce istikrarlı bir şekilde uygulanmaktadır. Haksız azil yada haklı istifa halinde ise avukat ücretin tamamına hak kazanacaktır. Öyle olunca mahkemece öncelikle azlin haklı olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve azlin haksız olduğu sonucuna varılarak hesaplanan icra takibine ilişkin vekalet ücreti hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda da azlin haklı olup olmadığını saptamak bakımından yeterli araştırma yapılmamış, özellikle birinci bilirkişi raporunun yetersiz olması nedeniyle alınan 2. bilirkişi raporunun 2. sayfasında, … 1. ve 3. icra Müdürlüklerinin dosyalarının kendilerine teslim edilmemesi nedeniyle incelenemedikleri, 2. İcra müdürlüğünün 234 adet dosyasının ise teslim edildiği, ancak dosyalar üzerinde bir inceleme yapılıp yapılamadığı anlaşılamadığı gibi Davalı Banka’nın YTS kayıtlarının incelenerek raporun düzenlendiği ve sonuç olarak … 1. ve 2. İcar Müdürlüğündeki icra dosyalarında davacı avukatın yasal ve makul süreler içerisinde alacağın tahsiline yönelik haciz de dahil olmak üzere gerekli hukuki işlemleri gerçekleştirdiği gibi 3. icra müdürlüğünün sadece 18 adet dosyası üzerinde inceleme yapılarak diğer dosyaların muhtemelen işlemden kaldırılma yada infaz işlemlerine tabi olduğu gerekçesiyle hesap yapılmış, 6.5.2008 tarihli ek raporda da 1. icra müdürlüğünden 56 adet, 3. icra müdürlüğünde de 33 adet dosya açıldığı, bu dosyaların incelendiği, ancak tüm dosyalar üzerinden vekalet ücretinin hesaplandığı ve mahkemece hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda azlin haklı olup olmadığı üzerinde yeterince durulmamış ve davaya konu tüm dosyalar incelenmemiştir. Eksik soruşturmayla hüküm kurulamaz.
Öyle olunca Mahkemece; az yukarıda belirtilen noksanlıklar nazara alınmalı, öncelikte tüm takip ve dava dosyaları incelenmeli, davacı avukata tevdi olunan takip dosyalarının tamamının incelenerek azil tarihine kadar yapılması gereken işlemlerle, davacı avukatın yaptığı işlemler karşılaştırılmalı, davacı avukatın azlinin haklı olup olmadığı saptanarak azlin haksız olduğunun anlaşılması halinde hak ettiği ücret belirlenmeli, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmalıdır. Azlin haklı olduğu kanısına varılır ise, bu taktirde azle kadar Davacı avukatın sonuçlandırdığı işler bakımından ücret belirlenmelidir.
3-Davalı yan, Davacı Avukatın YTS sistemiyle dosyaları takip ettiğini ve bu dosyalar nedeniyle bir kısım ücretin ödendiğini iler sürmüş, ancak Mahkemece ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu Husus üzerinde durulmamıştır. Öyle olunca, Mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle YTS (Yasal Takip Sistemi) kayıtları üzerinde inceleme yapılmalı ve Davacının sonuçlandırdığı yada tahsilat yaptığı takip dosyaları nedeniyle ödemenin varlığı üzerinde durulmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4-Mahkemece 130.800,94 YTL’nin hüküm altına alınmasına kara verilmiştir. Oysa Davacı Avukat Davalı Bankaya göndermiş olduğu 23.12.2005 gün ve 43447 yevmiye sayılı ihtarnamesinde 357 adet icra dosyası için 110.574,54 YTL alacak isteminde bulunmuş, yine dava dilekçesinde da alacağının bu miktar olduğunu bildirerek eldeki davayı açmıştır. Diğr bir anlatımla Davacı alacağını 110.574,54 YTL olarak sınırlandırmıştır. Öyle olunca artık Davacı talebinin genişletemez.Mahkemece bu yönün gözardı edilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, kabul şekli bakımında bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda (1.) birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2., 3. ve 4.bentte ) açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.