YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14584
KARAR NO : 2010/6753
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 54 dönüm arazisi olduğunu, her yıl 33 dönümünü ektiğini, ekili arazisinin davalının temin ettiği su ile sulandığını, 2001-2004 yılları arasında kullanılan su bedeli olarak davalı tarafından 13.000-TL borç çıkarıldığını, listelerdeki taşınmazların hepsinin kendisine ait olmadığı gibi ekim sahasına ait miktarların davalı tarafından gelişigüzel düzenlendiğini, 2002 yılında yaptığı ödemenin dikkate alınmadığını, borç tahakkukunun doğru yapılmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olduğu miktarın tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sulama bilgi formlarında tarlalarını eksik gösterdiğini, geceleri suyu hırsızlayarak sulama yaptığını, düzenlenen mesaha cetvellerine itiraz etmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, tarlalarını davalı Birliğin temin ettiği su ile suladığı hususu ihtilafsızdır. Davacı, kullanılan su bedeli için davalı tarafından tahakkuk ettirilen bedelin fazla olduğunu, listelerde gösterilen bir kısım tarlaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek, borçlu bulunduğu miktarın tespiti için eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının sulama bilgi formlarında tarlalarını eksik 2009/14584-2010/6753
gösterdiğini, geceleri suyu hırsızlayarak sulama yaptığını, düzenlenen mesaha cetvellerine itiraz etmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Sulama Birliği tarafından dosyaya sunulan kayıt ve belgelere göre, davacının üzerine kayıtlı taşınmaz miktarı üzerinden hesaplama yapılan 15.09.2008 tarihli bilirkişi heyeti raporu esas alınarak, davacının davalıya 15.460,89-TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu, bu haliyle ihtilafı çözmeye ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, davacının iddiaları üzerinde yeterince durulmamış, sulama bilgi formları ve mesaha cetvelleri incelenmeden, tapu kaydında davacı üzerine kayıtlı taşınmaz miktarı dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Bu durumda mahkemece, sulama beyannameleri, mesaha cetvelleri, davalı kurumda bulunan sulamaya esas diğer belgeler ilgili yerlerden celp edilerek ve gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle, davacının kaç dönüm araziyi davalı Birliğin temin ettiği su ile suladığı, davaya konu dönemler için davalının gerçek su tüketiminin ve bedelinin ne olacağı konusunda içinde … mühendisi bilirkişinin de bulunacağı uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve davacı delilleri de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu yönlerin göz ardı edilerek yetersiz ve eksik bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.