Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/14602 E. 2010/8840 K. 17.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14602
KARAR NO : 2010/8840
KARAR TARİHİ : 17.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının 7.7.2006 tarihinde tüketici kredisi kullandığını ancak ödemediğini, tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı …Ş’den araç almak için müracaat ettiğini, araç bedelinden bakiye 11.000 TL için kredi kullandığını,ancak aracın teslim edilmediğini, iyiniyetli olarak iki taksidi de ödediğini,bankanın proforma fatura ile belirtilen araca rehin koymadan kredinin satıcıya aktarıldığını, … A.Ş’nin aracı vermediği gibi işyerini de terk ederek kaçtığını, akabinde de bankanın araç üzerine rehin koymadığının anlaşıldığını ve bu nedenle kusurlu bulunduğunu, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bankanın kullandırdığı kredinin bağlı kredi olması nedeniyle 4077 Sayılı Yasanın 10. Maddesi uyarınca davacı bankanın da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalıya tüketici kredisi kullandırdığını ve ödenmediğini bildirerek eldeki davayı açmıştır. Davalı kredinin araç kredisi olduğunu, dava dışı … AŞ.den satın alacağı araç için bu krediyi kullandığını, bankanın araç üzerine rehin koyduğunu düşünerek kredinin satıcıya aktarıldığını, oysa davacı bankanın usulsüz kredi kullandırarak, araç üzerine rehin koymayarak kendisini zarara 2009/14602-2010/8840
Uğrattığını savunmuştur. Davacı ise kendilerinin tüketici kredisi kullandırdıklarını, belirli bir satıcıdan araç alınması için yönlendirmedikleri gibi proforma faturuya istinaden kredi vermediklerini bildirmiştir. 4077 Sayılı Yasanın 10/5 maddesi uyarınca, kredi veren kuruluşun verdiği kredinin bağlı kredi sayılabilmesi için, kredi verenin tüketici kredisini belirli marka, bir mal veya hizmet satın alması yada belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi gerekir. Bu koşulları taşımayan tüketici kredisinin bağlı kredi olarak kabulü olanaksızdır. Davalının araç satın almada kullanmak üzere davacı bankadan kredi kullandığı sabittir. Davacı ile davalı arasında yapılan kredi sözleşmesinde satın alınacak malın herhangi bir özelliği belirtilmediği gibi, satıcı ismide belirtilmemiştir. Kredi tutarı davalının hesabına aktarıldıktan sonra onayı ile satıcı firmaya havale edilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı bankanın davalıya kullandırdığı kredinin bağlı kredi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilerek davalının kredi sözleşmesinde yazılı taksitlerin ödememesi nedeniyle takibe konu miktar yönünden sorumluluğu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; kararın davacı banka yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.