Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/14730 E. 2010/4513 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14730
KARAR NO : 2010/4513
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, 1996 yılında bir ulusal TV kanalında yapılan reklamlar üzerine … Belediyesinin öncülüğü ve güvencesi ile yapıldığını öğrendiği devre mülklerden almak için …’ya gittiğini, inşaatı gördüğünü, belediye yetkilileri ile görüştüğünü, yetkililerin bilgi verip işin teminatı olduklarını söylediklerini, 26.07.1997 tarihinde, belediyenin 06.03.1996 tarihli temsilci tayin belgesi ile yetkili kıldığı kişi ile sözleşme düzenleyerek devre mülk satın aldığını, satış bedelini tamamen ödediğini, 30 ayda teslimi kararlaştırıldığı halde belediye ile belediye şirketi olan … Tur. Ltd.Şti arasındaki ihtilaf nedeniyle açılan dava sonunda devre mülklerin yıkımına karar verildiğini, artık teslimin imkansız olduğunu, belediye ve şirkete karşı başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini, belediyenin tanıtım yapıp teslimi … ettiğini, satıcı şirket ile ortaklık kurduğunu, temsilci tayin belgesi vererek şirket yetkilisini belediye adına sözleşme yapmaya yetkili kıldığını, kendisinde haklı … oluşturan davalının sözleşme konusu devre mülkün teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı zararlardan sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının devre mülk alım satım sözleşmesini dava dışı … Tur. Ltd.Şti Ile yaptığını, davacı ile kurumları arasında bir hukuki ilişkinin bulunmadığını,sadece 2009/14730-2010/4513
Kurum olarak … Tur. Ltd.Şti’ne Pazarcı Mah.22 ada 35 parsel nolu taşınmazı sattıklarını, şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğunu, davacının kendilerine her hangi bir ödeme yapmadığını, kaldı ki resmi biçimde yapılmadığı için sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalının pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 03.05.2007 tarihli bozma ilamında Dosya içeriğinde mevcut encümen kararları, protokoller, yetki belgesi, sözleşme ve taahhütname, broşürler, basın bildirileri ve tüm bilgi ve belgeler, birlikte değerlendirilerek davalı Belediyenin arsasına, ortağı olduğu dava dışı şirket tarafından yapımı kararlaştırılan dava konusu devre mülkler için güvence verdiği ve alıcılarda haklı bir … oluşturduğu, bu sebeplerle davalı belediyeye karşı husumet yöneltilebileceğine değinilerek bozma kararı verilmiştir. Karar düzeltme talebide 4.10.2007 tarihli kararımızla reddedilmiştir. Mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de mahkemece bozma öncesi sebeplere ve olaylara dayanılarak farklı gerekçelerle önceki kararla aynı mahiyette davalının pasif dava ehliyeti bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 26.7.1997 tarihli devre mülk satış sözleşmesinden … alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yapılan yargılamada bu sözleşme nedeniyle davalı … Başkanlığına husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmuştur.
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka usule ilişkin kazanılmış hak denir. (Prof Baki Kara Hukuk Mahkemeleri Usulü Cilt V sayfa 4737) Usuli kazanılmış hakka ilişkin yasal bir düzenleme mevcut değilsede gerek doktrinde gerekse Yargıtay kararlarında bu husus kabul edilmiştir. Usuli Kazanılmış haklardan biriside Yargıtay bozma ilamına uyulması ile oluşur. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla artık bozma ilamında belirtilen şekilde işlem yapılması zorunluluk haline gelir. Mahkeme bozmaya uyma kararı ile bağlıdır. Bozma kararının gereklerine yerine getirmekle yükümlüdür.
Yukarıda belirtildiği üzere somut uyuşmazlıkta davalı … Başkanlığına husumet düşmeyeceğine ve 2009/14730-2010/4513
işin esasının incelenmesi gerektiğine dair bozma ilamına mahkemece uyulduğuna göre davacının talep edebileceği alacak miktarı üzerinde inceleme yapılması davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğundan Dairemizin son uygulanmasında emsal davalarda … Belediyesine husumet düşmeyeceği şeklinde karar vermiş olsa dahi bu uygulama davacının kazanılmış hakkını ortadan kaldırmaz.
Bu durumda mahkemece işin esası incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın husumetten reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.