Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15131 E. 2010/7426 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15131
KARAR NO : 2010/7426
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, … evleri şantiyesinde faaliyet gösteren davalı şirketin 127412 numarası ile 11.10.2005 tarihinde su abonesi olduğunu, 4.5.2006 tarihinde yapılan kontrolde sayacın çalışmadığının tesbit edilmesi üzerine kıyasen tahakkuk yapıldığını, davalının icra takibi sonucu 40.000 TL ödeyip bakiye kısma itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, daha önce tahakkuk ettirilen su bedelleri üzerinden ortalama bedelle hesap yapılmasının yanlış olduğunu tüketilen su miktarlarının yaz ve kış aylarında farklılık gösterdiğini, satılan hazır beton miktarı veya emsal hazır beton şirketlerinin su bedelleri ortalamalarının alınması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek ve davalının 36.504.49 TL borcu olmasına rağmen 40.000 TL ödemeksuretiyle borcunu kapattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı 127412 numaralı abone olan davalının tahakkuk eden su borcunu ödemediği gerekçesiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı icra takibi sırasında 40.000TL …, bakiyesine ise itiraz etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tahakkuk ettirilen su miktarından 27.782 m3 kısmının 21.581 m3’lük bölümünün bedelinin … tarafından davacıya ödendiği, davalının bu miktarın 5922 m3’den sorumlu olduğu, diğer tahakkuk eden su miktaryarıyla birlikte 15141 m3 karşılığı 33.310.20 TL ve bu miktarın işlemiş faiziyle 36.504.49 TL davalının borçlu olduğu ve ancak icra takibinde 40.000 TL ödendiği için davalının ödemesi gereken miktar
2009/15131-2010/7426
bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı ise bilirkişi raporuna itiraz ederken, … tarafından ödenen bedelin 126331 numaralı abonelikle ilgili olduğunu, davalının ise 127412 numaralı abone olup, yapılan ödemenin davalının borcu ile ilişkisinin bulunmadığını ileri sürmüştür. Hemen belirtmek gerekirki davacının bilirkişi raporuna itirazında belirttiği hususların araştırılması zorunludur. Öte yandan davalıda aboneliğiyle ilgili olarak cevap dilekçesinde dava dışı … tarafından belli bir ödeme yapıldığını savunmamıştır. Hal böyle olunca, … tarafından davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığının ve bu ödemenin hangi aboneliğe ait olduğu ve hangi dönem borca ilişkin bulunduğu hususunda davacı ve davalıdan delilleri sorulup alınmalı, gerekirse bu hususta …’den de bilgi alınarak davalının ödemesi gereken miktarın tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanması gerekir. Mahkemenin değinilen bu hususları gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1.55 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 1.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.