YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15257
KARAR NO : 2010/5025
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … Belediyesi avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 109.68 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, peşin alınan 14.85 TL temyizharcının iadesine, 13.4.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, … Mahallesi 9218 ada 9 parselde ye alan taşınmazın 1989 yılında Orman Dışına çıkartılması nedeniyle 1991 yılında davalıdan 6.000 YTL bedelle satın alıp bedelini ödediğini, ancak hazine tarafından açılan dava sonucu tapunun iptal edilerek hazineye verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle gerçek zararı olan 300.000 YTL ile mahrum kaldığı yatırım karı için toplam 10.000 YTL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen dosya ile talebini Davalı … Belediyesine karşı da yöneltmiştir.
Dalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Kepez Belediyesi yönünden husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise geçersiz satışa dayalı olarak taşınmazın değerinin istenemeyeceği, satış bedelinin denkleştirici adalet prensibi uyarınca talep edilebileceği nazara alınarak 2.319.99 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satılan taşınmazın üstün hakka dayalı olarak dava dışı orman idaresi tarafından zaptedilmesi nedeni ile tazminata ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı zararının hangi usul ve ilkelere göre belirleneceği hususunda toplanmaktadır.
Davacıya satılan taşınmaza ait tapu kaydının davalı … adına iken davacıya ihale yolu ile satılıp mülkiyetinin geçerli şekilde devir edildiği, ne var ki, daha sonra hazineni açtığı dava sonunda taşınmazların evveliyatının orman olduğu gerekçesi ile tapunun iptal edildiği açık ve belirgindir. Davacı zararının taşınmazın rayiç değeri kadar olduğunu iddia ettiğine göre, davalının sorumluluğunu gerektiren nedenler ve hukuki sebepler üzerinde önemle durmak gerekir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, BK’nun 189. maddesinde; satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden alıcıya karşı mes’ul ve zamin olacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu hükme göre ayıp ister subjektif bir haktan, ister objektif bir hukuk kaidesinden doğsun, satıcı, devrini kabul ve taahhüt ettiği hakkın kendi malvarlığında mevcut olduğu yönünü de zamindir. Bu nedenle, devredilen hak, herhangi bir sebepten, devri taahhüt edilen hakka uygunluk göstermiyorsa, satıcı sorumludur. Bu halde sorumluluğun kapsamı alıcının zapt nedeni ile uğradığı gerçek zarar kadardır. Somut olayda devlet satıcı olup, devletin geçersiz satış yapması düşünülemeyeceği gibi, zaten devir resmi şekilde ve geçerli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. O halde, geçersiz satışlarda uygulanan denkleştirici adalet
2009/15257-2010/5025
ilkelerinin olayda uygulanma olanağı yoktur. Devlet evveliyatı orman olan bir yer hakkında tapu kaydı oluşturmuş ve özel mülkiyete konu olabileceğini tekeffül etmiş ise bunun sonuçlarına katlanmak ve BK 96. maddesi hükmü de dikkate alındığında alıcının gerçek zararını tazmin etmek zorundadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalı satıcı zapta karşı tekeffül hükümlerine göre rayiç değerden sorumlu olup, mahkemece davalının taşınmazın rayiç değerinden sorumlu tutulması gerekirken denkleştirici adalet prensibinin uygulanarak davanın kısmen kabulü usu ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması düşüncesinde olduğumuzdan yüce çoğunluğun aksi yöndeki onama kararına katılamıyoruz.