Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15333 E. 2010/7255 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15333
KARAR NO : 2010/7255
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki devre tatil sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı … Ltd. Şti. ile 21.4.2000 tarihinde …Villaları, 30 yılık Uluslararası Devre Tatil Sözleşmesi imzaladığını, 500 dolar peşinat ile 30.05.2000 tarihinden başlamak üzere 24 adet lehdarı …, borçlusu … olan senetler verdiğini, yapılan icra takipleri ile ilk 6 ayın senetleri karşılığı 478.950.000 TL ödediğini, ancak sözleşmenin alelacele imzalatıldığını, okuyup anlama fırsatı bulamadığını, hataya düştüğünü, sözleşmenin geçersiz bulunduğunu, … Bankasının ise icra takibi için aracılık yaptığını ileri sürerek sözleşmenin ve bedelsiz kalan senetlerin iptaline, ödediği 500 dolar ile 478.950.000 TL.nin istirdadını, olmadığı takdirde işlem temelinin çökmesi nedeniyle sözleşmenin 1 USD’nin sözleşme tarihindeki kur üzerinden uyarlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … A.Ş vekili, davacının aynı konuda daha önce … Asliye Ticaret Mahkemesin’de dava açtığını, bu davanın halen derdest olduğunu, davacının sözleşme ile bağlı olduğunu ve fesih koşullarının gerçekleşmediğini, davacının kendi edimini yerine getirmeyip temerrüde düştüğünü, davanın haksız olduğunu savunmuştur.
Davalı … Bankası vekili, diğer davalı şirketçe kullanılan kredinin teminatı olarak bu senetlerin müvekkiline teminat cirosuyla verildiğini, davacı ile … A.Ş arasındaki sözleşmenin müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu sözleşmenin feshedildiğini öne sürülerek, senetlerin yetkili hamili olan bankaya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, sözleşmenin 4077 sayılı kanun hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, cayma hakkının süresinde kullanılmadığı ve uyarlama şartları bulunmadığından bahisle davanın reddine dair
2009/15333-2010/7255
verilen kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm, Dairemizce,“… Taraflar arasındaki devre tatile ilişkin satış sözleşmesinin 4077 sayılı kanunun 9. maddesinde tanımı yapılan kapıdan satış sözleşmesi olduğu, sözleşme ve özellikle buna bağlı tarafların imzasını taşıyan cayma bildirim belgesinin tebliğinden anlaşılmaktadır. Kapıdan satışlar, tecrübe ve muayene koşullu satışlar olup, cayma süresi ancak hizmet ve malın teslim edilip tecrübe ve muayenesinden sonra işlemeye başlar. 21.4.2000 tarihli sözleşmenin “(X) özel şartlar A) Devre Tatil kiracısının yükümlülükleri ve hakları başlıklı bölümünün 1. maddesinde devre tatil kiracısı toplam kira bedelinin % 25’i tamamlandıktan sonra …Villalarında tatil hakkından yararlanabilir” hükmünü getirmiş olup, aynı sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen devrelerden bu hakkın kullanılabileceği açıklanmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi sözleşmenin son maddesine … bu sözleşmenin imza tarihinden yürürlüğe girer hükmünü taşısa bile bu sözleşmenin az yukarıda açıklanan cayma bildirim ve tecrübe muayene koşulları ile ayrık tuttuğu anlamındadır. Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek davacının tecrübe ve muayene hakkını kullanıp kullanmadığı, bilirkişi incelemesi yaptırmak sureti ile sözleşme tutarının % 25 ödemesinin ne zaman tamamlandığı ve bu tarihten sonra davacının devre tatil hakkını kullanıp kullanmadığının tespiti ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir..” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, davacı ile davalı … …Turizm İşletmeleri San. Ve Tic.A.Ş. arasındaki 21/4/2000 tarihli sözleşmenin feshine, peşinat ve ilk 4 adet taksit senet bedeli olarak ödenen 900 USD’nin dava tarihi 22/10/2001’den itibaren Dolara kamu bankalarınca uygulanan değişen oranlardaki en yüksek yıllık banka mevduatı faizi ile birlikte davalı … A.Ş’den alınıp davacıya verilmesine, davacının dava tarihinden önce … 9.İcra Müdürlüğü’nün 2001/9468 sayılı dosyasına ödediği 478,95 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,dava tarihinden sonra 6/12/2001 tarihinde 387,35 TL 24/5/2002 tarihinde 595,70 TL olarak yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 21/4/2000 tarihli sözleşmede yazılı ve henüz ödenmediği anlaşılan, davalıların elinde bulunan ve davalı banka tarafından … 25.İcra Müdürlüğü’nün 2002/1115 ve … 28.İcra Müdürlüğü’nün 2002/4657 sayılı takiplerine konu yapılan diğer senetler yönünden davacının davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, karar verilmiş; hüküm, davalı … Bankası tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılardan … Ltd.Şti arasında, 21.04.2000 tarihinde …Villaları, 30 yılık Uluslararası Devre Tatil Sözleşmesi imzaladığı, 500 dolar peşinat ile 30.05.2000 tarihinden başlamak üzere 24 adet, lehdarı …, borçlusu … olan bonoların davalı şirkete verildiği ve bu bonoların davalı şirket tarafından diğer davalı T.C … Bankası’na ciro
2009/15333-2010/7255
edildiği dosya içeriği ile sabit olduğu gibi, bu hususlar tarafların ve mahkemenin kabulündedir. 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasa’nın 6/A maddesi taksitli satışlarda; sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi halde kambiyo senedi geçersizdir, düzenlemesini getirmiştir. Ancak bu yasal düzenleme 14.06.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, somut uyuşmazlıkta sözleşme 21.04.2000 tarihinde yapılıp, davaya konu bonolar da aynı tarihte keşide edildiğinden, uyuşmazlığın çözümünde 4077 sayılı Yasa’nın 6/4. maddesi hükümleri değil, 4077 sayılı Yasa’nın değişiklikten önceki 6. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. 4077 sayılı Yasa’nın 4822 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki dönemde ise, taksitli satışlarda sadece nama yazılı senet düzenlenebileceği, emre muharrer senet düzenlenemeyeceğine dair kısıtlayıcı hüküm yoktur. Öyleyse davaya konu senetler tanzim tarihi itibariyle geçerli olup, bu senetlerin iptali genel hükümler doğrultusunda istenebilir. Şayet bonolar ciro edilmişse, TTK’nın 690-599. maddesi hükümleri karşısında keşideci, lehdar ile kendi arasındaki doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def’ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Meğer ki poliçeyi iktisap ederken, bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Öyle olunca, mahkemece T.C … Bankası’nın dava konusu bonoların vadeden önce ciro yoluyla hamili olup olmadığı, geçerli bir ciro varsa iyiniyetli hamil olup olmadığı konusunda, her iki tarafın delilleri toplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı … Bankası yararına BOZULMASINA, peşin alınan 220.40 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.