YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15405
KARAR NO : 2010/1514
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki teminat iadesi, senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı Toki hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Toki avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Toki tarafından davalı … A.Ş aracılığı ile satışa çıkarılan 7 nolu parseldeki 23 233 metrekarelik dükkan, mağaza, showroom niteliğindeki taşınmaz ihalesine katılıp, 100.000.00 TL katılım teminatını … A.Ş’ye verdiğini, 1.210.000.00 TL teminatı peşinata mahsuben TOKİ hesabına yatırdığını, teklif sonucu bedel yükselince 500.000 TL.lik ek teminat için … AŞ’ye senet verdiğini, taşınmazda faal bulunan dava dışı … AŞ’ye ait Hipermarketin kira sözleşmesinin 10 yıl sonra sona ereceği bildirilmiş ise de; ihale kaldıktan sonra kiranın 1/3’ünün 10 yıl boyunca … Bankası A.Ş mensupları Emekli ve Yardımlaşma sandığı Vakfına ödeneceğini öğrendiğini, daha önce bu konuda hiçbir bildirim ve açıklamanın olmadığını, sözleşmede esaslı hataya düşürüldüklerini ileri sürerek TOKİ’ye ödenen 100.000.00 TL ve 1.210.000.00 TL.nin davalılardan faizi ile tahsiline, … A.Ş’ye verilen 500.000.00 TL.lik senedin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının süresi içinde istenen ihale bedelini ödemeyerek sözleşmenin feshine neden olduğunu, şartname gereği teminatın irat kaydedildiğini, hizmet bedeli olarak verilen senedin de işleme konulacağını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verdiği karar dairemizin 23.10.2007 tarihli karar ile “ Davacı bu davasında üzerinde dava dışı … A.Ş’nin yap-işlet-devret modeliyle ve 20 yıl süreyle işlettiği süpermarket binası da bulunan taşınmazın ihalesini kazandığını, ihaleden sonra süpermarketin kirasının 1/3 oranındaki kısmının kendisine değil de, dava dışı … Bankası AŞ Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfına ödendiğini öğrendiğini, bu yönün kendisinden saklandığını ve böylece esaslı hataya düşürüldüğünü ileri sürerek talepte bulunmuştur. Toplanan delillerden ve dosya kapsamından taşınmazın o tarihle maliki bulunan arsa sahipleri ile dava dışı … Bankası Sandığı Vakfı arasında 9.1.1995 tarihinde kira sözleşmesi düzenlenmiş olup, bu sözleşme gereğince kiracı vakıf ve onun delaletiyle … A.Ş’nin bu yere süpermarket inşa edeceği ve 20 yıl süre ile işleteceği belirtildikten sonra sözleşmenin 6.maddesinde de kiracı vakfın kira ücreti olarak tesisin işletmeye açıldığı tarihten itibaren … A.Ş’nin brüt satışının %1 oranına tekabül eden meblağının arsa sahiplerine hisseleri oranında ödeneceği kararlaştırılmıştır. Adı geçen Emlakbank Vakfı ile alt kiracı … AŞ arasında düzenlenen tarihsiz sözleşmenin 6.maddesinde de alt kiracının brüt satışlarının %1,5 oranının kira parası olarak anılan vakfa ödeneceği hükme bağlanmıştır. Her iki sözleşme hükmü birlikte değerlendirildiğinde ödenecek kiranın 1/3 oranındaki miktarının dava dışı Emlakbank Vakfının uhtesinde kalacağını göstermektedir. Her ne kadar satış şartnamesinin 6.maddesinde “Taşınmazlar hakkında tanıtım veya broşür, katalog, kitapçık ve ilanlarda verilen bilgiler ile şartnamede yazılı diğer bilgiler taahhüt niteliğinde olmayıp, genel bilgi niteliğindedir. Teklif veren taşınmazı mevcut durumu ile (kiracı, hasar, hisse, işgal, imar, iskan, tapu bilgileri) görmüş, beğenmiş ve kabul etmiş sayılacak olup, bu konuda gelecekte idareden herhangi bir talepte bulunmayacaktır” yazılı ise de bu şartnamede tahsil edilecek kira bedelinin 1/3 oranındaki kısmının dava dışı vakfa ödeneceğine dair herhangi bir hüküm yoktur. Hal böyle olunca mahkemece, alt kiracı … A.Ş’nin ihale tarihinden geçmişe yönelik olarak sözleşme tarihine kadar her yıl itibariyle yıllık cirosunun ne olduğu ve bu cirodan kira bedeli olarak ne miktarının taşınmaz sahibine ne miktarının Emlakbank Vakfına ödendiği yönünde inceleme ve araştırma yapılmalı, böylece düşünülen hatanın esaslı hata olup olmadığı tespit edilmeli sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulacak iken zuhulen onandığı yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davacının karar düzeltme talebi kabul edilerek hükmün bozulmasına” karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulması ve davacının esaslı hataya düşürüldüğü görüşüyle TOKİ’ye ödenen teminatın iadesine, ancak 500.000 YTL bedelli senetle ilgili olarak davalı … A.Ş’nin müzayedeyi gerçekleştirdiği, tellallık görevini yaptığı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı TOKİ tarafından temyiz dilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kararın bozmaya uygun olmasına göre davalı TOKİ’nin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, teminat yatırmak suretiyle katıldığı ihalede esaslı hataya düşürüldüğünü ileri sürerek verdiği teminat bedellerinin iadesi ve tellallık ücreti için verdiği bononun iadesi için eldeki davayı açmıştır.
BK. 405. maddesi gereğince “yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca tellal ücrete müstehak olur.” Bu yasal düzenleme doğrultusunda tellal ancak akdin usul ve yasaya uygun olarak kurulması halinde ücret isteyebilir. Oysa yukarda açıklandığı üzere davacı esaslı bir hataya düşürüldüğü için akit kurulmamıştır. Davacı sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmekte haklıdır. Bu durumda BK. 405. maddesinde öngörülen tellalın ücrete hak kazanması için tavassutun akdin icrasına müncer koşulu gerçekleşmemiştir. Bu durumda tellallık ücreti için verilen bonoya ilişkin isteminde kabulü gerekirken bu talebin reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı TOKİ hakkındaki tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 7.26 TL kalan harcın davalı Toki’den alınmasına, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.