Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15519 E. 2010/8167 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15519
KARAR NO : 2010/8167
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … 17.10.2003 tarihli kararı uyarınca 775 sayılı yasa çerçevesinde davalı tarafından yaptırılacak olan konutlardan birini satın aldığını, konut arsalarının tahsis işlemlerinin yapıldığını, bedelini ödediği halde tapuyu alamadığını, arsa satışlarınında iptal edildiğini ileri sürerek taşınmazın değerinin tespiti ile bu değer üzerinden şimdilik 6.000.00 TL’nın faizi ile, bu talebi kabul edilmez ise ödediği 2.808.90 TL’nını ödeme tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, satışın iptal edilmediğini, ödenen bedeli iade etmeye hazır olduklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin, davacının ödediği bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile davalıdan tahsiline dair 3.10.2006 tarihli kararının tarafların temyizi sonucu denkleştirici … ilkesi uyarınca hesaplama yapılması gerektiğinden bahisle Dairemizce bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 3.561.29 TL’nın dava tariihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalıdın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemenin 3.10.2006 tarihli ilk kararında, hükmedilen miktarın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş
2009/15519-2010/8167
olup, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu hususu bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Bu husus davalı yararına usulü kazanılmış hak niteliğindedir. Hal böyle olunca temyize konu karardada tahsile karar verilen miktarın yasal faiziyle tahsili gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü ve usulü kazanılmış hak ilkesini gözardı ederek, yasal faiz yerine reeskont faizine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanılışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğnden usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzetilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinde yer olan (en yüksek reeskont faizi) sözlerinin karardan çıkartılarak yerine aynen (değişken oranlarda yasal faiz)sözlerinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.