YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15554
KARAR NO : 2010/7454
KARAR TARİHİ : 01.06.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 26.2.2005 tarihinde eşiyle birlikte … Alışveriş Merkezine giderek iki kişilik sinema bileti aldıklarını, seansın başlama saatini beklerken … mağazasında bir süre kitap ve kasetlere bakıp, alışveriş yapmadan ayrıldıklarını, belli bir mesafe uzaklaştıktan sonra mağaza güvenlik görevlisinin arkalarından gelerek, yeniden güvenlik cihazından geçmesi gerektiğini bildirdiğini, tekrar mağazaya girdiğinde cihazın sinyal vermesi üzerine görevlinin çantasını kontrol etmek istediğini, bayan güvenlik görevlisi ve polisler nezaretinde gerekli kontrolün yapılmasını kabul ettiğini, küçük bir odada 15-20 dakika bekletildikten sonra gelen polisler tarafından, özel eşyalarının ve makyaj malzemelerinin bulunduğu çantasında yapılan kontrolde, mağazaya ait herhangi bir ürünün olmadığının anlaşıldığını, güvenlik cihazının arızalı olması nedeniyle, bu şekilde hırsız gibi gösterilip, manevi değerlerinin, şeref ve haysiyetinin saldırıya uğradığını, herkesin içinde küçük düşürüldüğü gibi, 1,5 yıllık evli olduğu eşine karşı da mahcup olduğunu ileri sürerek, sinemaya gidemedikleri için uğramış olduğu zarar nedeniyle 20 YTL maddi, kişilik haklarına yapılan saldırı nedeniyle de 100.000 YTL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine, kararın Türk Medeni Kanununun 25. maddesi gereğince en az üç büyük gazetede yayınlanmasına, fazlaya ilişkin haklarının ise saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davacının mağazadan ayrılması sırasında cihazın sinyal vermesi üzerine güvenlik görevlisi tarafından, polis nezaretinde ve mağaza müdürünün ofisinde, nezaket kuralları çerçevesinde davacının çantasının kontrol edildiğini, başka mağazadan alınıp, alarm bandrolü söndürülmemiş olan makyaj malzemelerinin, cihazın sinyal vermesine neden olabileceğini, daha önce herhangi bir sorun yaşanmadığından cihazın arızalı olmasının söz konusu olmadığını, olayda manevi tazminat koşulları oluşmadığı gibi, talep edilen tazminatın da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
2009/15554-2010/7454
Mahkemece, olayda tazminatın koşullarının oluştuğu benimsenmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, 20 YTL maddi tazminat ile 7.500 YTL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.2.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin tazminat talebi ile kararın yayınlanmasına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı şirkete ait mağazadan ayrılırken güvenlik cihazının sinyal vermesi üzerine, güvenlik görevlisi tarafından tekrar cihazdan geçirilen davacının, özel eşyalarının bulunduğu çantasının kontrol edilmesi nedeniyle şeref ve haysiyetinin saldırıya uğradığı iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat ve kararın gazetede yayınlanması istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat yönünden istemin kısmen kabulüne, 7.500 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmişse de, 22.6.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartlar belirtilmiş olup, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, amacı, mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması da değildir. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Medeni Kanun’un 4. maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Dava konusu olayın gelişimi ve yukarda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunun kabulü gerekir. O halde az yukarda belirtilen ilkeler doğrultusunda takdir edilecek daha makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece 7.500 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 100.00 TL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 1.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.