YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15889
KARAR NO : 2010/9129
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddeni yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız, davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş isede dosyada pul alındığına dair bilgi ve belge olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yurtdışında işçi olarak çalıştığını, kendisine ait daire ve dükkanı 1990 yılından beri dava dışı üçüncü şahislara kiralayan davalının aldığı kira bedellerini kendisine vermediğini, öte yandan davalının 19.500 TL’na sattığı dairenin satış bedelinden kendisine 9.000 TL ödeyip bakiye 10.500 Tl’nıda ödemediğini, son 10 yılın kira bedelinin 25.000 TL olduğunu ileri sürerek dairenin gerçek satış bedelinden kalan 10.500 TL ile kira gelirlerinden 25.000 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, 18.700 TL’na sattığı dairenin satış bedelinin tamamını davacıya ödediğini, dairenin ve dükkanın … vergileri ve …’ni tahsil ettiği kira gelirlerinden ödeyip bakiyesinide davacıya verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle kiradan dolayı 22.500 TL ve satışı bedelinden kalan 10.500 TL olmak üzere toplam 33.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının davacıya ait daire ve dükkanı davacı adına kiralayıp kira geliri aldığı sabit olup, davalı bu kira
2009/15889-2010/9129
gelirlerini davacıya ödediğini savunmuş isede bunu kanıtlayamamıştır. Ne varki; davalı, tahsil ettiği kira bedellerinin dava dilekçesinde ve bilirkişi raporunda belirtilen kadar olmadığını belirtmiş ve bu savunmasını ispat için dava dışı şahıslarda yaptığı kira işlemlerini sunmuştur. Her nekadar bu kira sözleşmeleri davacı açısından bağlayıcı nitelikte bulunmasa dahi, sunulan bu sözleşmelerinde irdelenmesi gerekir. Oysaki hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Öte yandan, davalı … vergisi ile …’ni elde ettiği kira gelirinden ödediğini de savunmuştur. Hal böyle olunca mahkemece, davalıdan ödediğini savunduğu … vergileri ile …’ne ait delilleri sorulup alnmalı, bun ilişkin yazılı belge elde edilmesi halinde bu miktarın mahsubuna karar verilmeli, davalı tarafça sunulan kira sözleşmelerininde irdelenmesi suretiyle davacının isteyebileceği kira bedeli hususunda bilirkişiden ek rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya yakırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı dava dilekçesinde hükmedilecek bedele yasal faiz uygulanmasını istemiş ve ancak mahkemece faiz istemi hususunda herhangi bir karar verilmemiştir. Davacı taraf temyiz dilekçesinde dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep ettiğine göre mahkemece hükmedilecek miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulaması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilmeden, faiz istemi hususunda herhangi bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın (2) numaralı bert uyarınca davalı, (3) numaralı bent gereğincede davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 22.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…