Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15985 E. 2010/5667 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15985
KARAR NO : 2010/5667
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının bireysel kredi sözleşmesi gereğince ödemesi gereken taksitleri ödemediğini, bu nedenle tarafına ihtar çekilerek hesabını kat ettiğini, ödeme yapmadığını bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek icra takibine haksız yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından davalıya kullandırılan kredi nedeniyle kredinin iki taksitinin ödenmemesi nedeniyle, tüm alacağının muaccel olduğundan bahisle hesabı kat edilerek, kalan tüm taksitlerin ödenmesi istenmiş, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine alacağının tahsili için icra takibi başlatmıştır. 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10 maddesi tüketici kredisi hükümlerini düzenlemiş olup, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş bulunan dava konusu sözleşme de, bu düzenleme kapsamında bir tüketici kredisi sözleşmesidir. Anılan yasa maddesinin birinci fıkrasında tüketici kredisinin tanımı yapıldıktan sonra ikinci fıkrasında da “Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az 1 hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir” yazılıdır. Davacı, yasanın bu açık hükmü göz ardı ederek 5.3.2008 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarnamesinde ödenmesi gereken taksitlerin ödenmediğini ve böylece hesabı kat ederek, alacağın tamamını muaccel hale geldiğini bildirmiş, akabinde de alacağın tamamı yönünden takip başlatmıştır. Gönderilen ihtarname “birbirini izleyen en az iki taksit yönünden ödemede temerrüde düşüldüğünün ve bu iki taksidin 7 gün içinde ödenmesinin aksi halde tüm alacağın muaccel olacağının” bildirilmesi gerektiği halde bu hususları içermeyen ihtarnamenin usulüne uygun olduğu kabul edilerek, davalı temerrüde düşmediği halde muaccel olmayan alacaklar yönünden icra takibine başlanması ve bu ihtara dayanılarak davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.