Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/16359 E. 2010/1193 K. 04.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16359
KARAR NO : 2010/1193
KARAR TARİHİ : 04.02.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, emekli öğretmen olduğunu, 1.000,00 TL maaş aldığını, kart limitinin kendisinden habersiz arttırılıp internet üzerinden bilgisi dışında alışveriş yapıldığını, durum bildirildiğinde bu harcamayı onaylamadığını söylediğini, itiraz ettiğini ancak muhatap bulamadığını davalının kusuru ile bu harcamanın gerçekleştiğıini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bilgisi ve talebi ile limitin yükseltildiğini, olayda bankanın kusuru ve hatasının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın dava dışı 3. şahsın haksız eyleminden kaynaklandığına ve bunun 4077 sayılı kanun kapsamında kalmadığına, Sulh Hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dayanılarak davanın görev nedeniyle reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasanın değişik 10. maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Öyle ise mahkemece işin esası incelenmeli ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Nitelendirmede hataya düşülerek görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 4.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.