Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/6286 E. 2010/420 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6286
KARAR NO : 2010/420
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … geldi davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının 8.10.2001 tarihinde aldığı vekaleti ile ve 11.10.2001, 10.2.2003 ve 10.6.2003 tarihlerinde yenilenen sözleşmeler ile avukatlığını yaptığını, 30.6.2006 tarihli ihtarla haksız olarak azledildiğini, azilden önce kooperatifin tüm dava ve takip dosyalarından kendisini sulh ve ibra ettiğini, azledildiğinde derdest olan 2005/194 esas sayılı dosyanın takibi nedeni ile hakettiği vekalet ücretinin ödenmediğini, yapılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, esas numaralarını bildirdiği dosyalarda davacının gerekli işlemleri yapmadığını, tahsil ettiği parayı yedinde tuttuğunu bu nedenlerle haklı olarak azil edildiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, azlin haksız olduğu gerekçesi ile sözleşme gereğince hakettiği vekalet ücreti tutarı 5.006 YTL. üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2009/6286-2010/420
1-Davacı avukatın 11.10.2001, 10.2.2003 tarihlerinde yenilenen ve en son 10.6.2003 tarihli ve 1 yıl süreli olarak düzenlenen ücret sözleşmesi ile davalı kooperatifin hukuki danışmanlığı ile dava ve takiplerde hukuki hizmet verileceğinin düzenlendiği, davaya konu edilen 2005/194 esas sayılı dosya ile, davalı adına davacı avukat tarafından dava dışı belediye aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeni ile ecrimisil talepli olarak dava açıldığı, 2.9.2006 tarihinde kısmen kabulüne karar verilip, 27.9.2007 tarihinde kesinleştiği ve davacı avukatın 30.6.2006 tarihli ihtar ile azledildiği dosyadaki bilgi ve belgelerle tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı avukat, azlin haksız olduğunu, yürüttüğü tüm hukuki hizmetler ile dava ve icra dosyalarından dolayı azilden önce sulh ve ibra edildiğini ancak azil nedeni ile sonuçlandıramadığı dava dosyası nedeni ile vekalet ücretinin tümünü hakettiğini ileri sürerek ödetilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Davalı ise, davacının görevini gerektiği şekilde özen göstererek yapmadığını, 2006/4131 takip sayılı icra dosyasında 188.264 YTL.nı kendisinin çektiğini ve hiçbir ödemede bulunmadığını, davaya konu dosyada ise dava dilekçesinde dava değerini yüksek gösterdiğini, 16.6.2005 tarihinden geriye doğru ecrimisli isteneceği halde 4.4.2005 tarihinden geriye doğru talepte bulunarak kooperatifi zarar uğrattığını, 2002/9450 ve 2003/4360 takip sayılı dosyalarda da gerekli özeni göstermediğinden borçluların bırakıp kaçmalarına neden olduğunu, 2005/3004 takip sayılı dosya ile 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2003/710 esas sayılı dosyalardan sebepsiz yere istifa ettiğini , bu nedenlerle haklı olarak azledildiğini açıklamıştır.
Gerçekten de davacı avukatın, vekil olarak borçları BK’nun 389 ve devam maddelerinde gösterilmiş olup, öncelikle vekilin BK.nun 390 maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. Şayet vekili görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, vekil edenin vekilini azli haklıdır. Avukatlık kanununun 174. maddesi hükmüne göre azil haklı ise avukatlık ücretinin ödenmesi gerekmez, haksız azil halinde ise ücretin tamamına avukat hak kazanır.
Mahkemece, davacı avukatın azlini gerektirir dosyada herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Davacı avukatın azil tarihinden önce liste halinde sayılan dava ve icra dosyalarından sulh ve ibra 2009/6286-2010/420
edildiğine ilişkin, davalı kooperatif tarafından imzalanan belgelerin, sayılan dosyalardan dolayı vekalet ücretlerini hakettiği anlamında değerlendirilmesine olanak yoktur. Mahkemece, davalının azlin haklı olduğuna dair savunması üzerinde gerektiği şekilde durulup araştırılmamıştır. Herşeyden önce numaraları bildirilen dosyalarda davacının görevini yerine getirip getirmediği, bir ihmal ve kusurunun olup olmadığı, azilden önceki 19.4.2006 ve 25.4.2006 tarihli istifaların neye dayandığı, haklı olup olmadığı hususu hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilmemiş, mahkemece de bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Öyle olunca, davacının gerekli şekilde özen ve dikkati göstererek dosyaları takip ettiği, azlin haksız olduğu yönündeki mahkemenin görüşünün, doğru olup olmadığı denetlenememektedir. Zira kararda dosyalara göre değerlendirme ve belirleme olmadığı gibi, sadece takibe ve davaya konu dosya açısından azlin haklı olup olmadığının araştırılması da, davacı avukatın süregelen ücret sözleşmeleri ile hukuki danışmanlık ve hizmet verdiği gözetildiğinde, yeterli değildir. Mahkemece davalının bildirdiği dosyalarda, davacının bir ihmal ve kusurunun bulunup bulunmadığı, gerektiğinde bilirkişi aracılığı ile araştırılarak, azilin haklı olup olmadığı belirlenmeli, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar nazara alınmadan aksi düşüncelerle ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bent gereği temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 68,00 TL peşin alınan harcın davacıya iadesine, 15,60 TL peşin alınan harcın davalıya iadesine, 21.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.