YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7275
KARAR NO : 2010/2447
KARAR TARİHİ : 01.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat, davalıların vekili sıfatıyla … 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/992 esas sayılı dava dosyası ile tazminat davası açtığını, mahkemece, maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, verilen kararın kesinleştiğini ve kesinleşen kararı … 1.İcra müdürlüğünün 2006/5406 sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, 17.10.2006 tarihinde dosya borcunun tahsil harcı hariç olmak üzere borçlularca 139.000.YTL olarak ödendiğini, 17.10.2006 tarihinde makbuz karşılığı davalılara 122.000.YTL ödediğini, ödeme sırasında hakettiği avukatlık ücretinin kesintisi yapılmadan davalılara ödeme yaptığını, dava ve icra takibi açısından tahsil edilecek meblağın %15 inin vekalet ücreti olacağı hususunda aralarında sözlü olarak anlaşma yapıldığını belirterek 23.550 YTL avukatlık ücreti ve 2.280 YTL de işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.830 TL alacağın faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının hakettiği ücretten 15.000 YTL avukatlık ücretini almak suretiyle kendilerine kalan 122.000.YTL’yi ödediğini, davacının ücret alacağı kalmadığı gibi daha önceden davacıya makbuz karşılığında 10.000 YTL ödemede bulunduklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 13.106,62 YTL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukat, davalıların vekili sıfatıyla dava dışı 3.kişi aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıp takip ettiğini, yargılama sonucunda maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, hükmedilen tazminatın icra takibi sonucunda 139.000 YTL olarak tahsilatının sağlandığını, davalılara makbuz
2009/7275-2010/2447
mukabilinde 122.000 YTL ödemede bulunduğunu, aradaki farkın 5.000.YTL’sinin karşı taraf vekiline dava ile ilgili vekalet ücreti ödemesi, 2.920.YTL’nin tazminat davası dosyasında davalıya yüklenen vekalet ücreti alacağı, 9.379.YTL’nin de icra takip dosyasında takip borçlusuna yüklenen vekalet ücreti olduğunu, böylelikle davalılara yaptığı ödeme sırasında hak ettiği avukatlık ücretinin kesintisini yapmadığını, sözlü anlaşmaya göre dava ve icra takibi sonucu tahsil edilecek meblağın %15’inin vekalet ücreti olacağı hususunda aralarında sözlü olarak anlaşma yapıldığından bahisle vekalet ücretinin tahsili istemli eldeki davayı açmış; mahkemece, davacının talep edebileceği vekalet ücreti, 2000 yılında açılan tazminat davası için tarifeye göre 107,62 YTL, icra takibi nedeni ile % 10 oranında 12.999 YTL, toplamda 13.106,62 YTL olarak hesap ve takdir edilerek bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalılar, davacıya makbuz karşılığında 10.000 YTL ödemede bulunduklarını savunmuşlardır. Nitekim, bu ödeme davacının defterinde kayıtlı olup, makbuz da bu husus da doğrulanmaktadır. Öte yandan davacı, tazminat davasında aleyhlerine hükmedilen 5.000 YTL vekalet ücretini de karşı tarafa ödediğini iddia etmiş ise de bu iddasını da kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacı avukatın hesap olunan vekalet ücreti olan 13.102.62 YTL olduğunun anlaşılmasına göre davalılar hakkında açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tasisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davacının temyizi itirazların incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 2.bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, 1.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.