Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/7929 E. 2010/2030 K. 18.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7929
KARAR NO : 2010/2030
KARAR TARİHİ : 18.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat …ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı şirketten taahhütname kapsamında iyileştirici nitelikte tıbbi malzeme alımı yaptıklarını, 10.8.1998 tarihinden itibaren geçerli olan taahhütnamelerde fiyat farkı oluşması durumunda fazla tahsil edilen farkın ödeneceğinin taahhüt edildiğini,davacı kuruma ait ünitelerce yapılan inceleme sonucu davalı şirketten taahhütnameli dönemlerde yapılan alımlara(kalp pilleriyle ilgili) ilişkin olarak 2.8.2004 tarihi itibariyle kurum aleyhine 350.290,56 USD fiyat farkı tespit edildiğini,davalı …’ın ise şirket yetkilisi olarak kamuoyunda Neşter davası olarak bilinen davada sanık olarak yargılanıp eylemleri ile zarara uğramalarına sebebiyet verdiğini,bu nedenle davalı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fiyat farkından doğan 350.290,56 USD alacağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve ceza davası kapsamına göre kurum zararının oluştuğu,davacının isteyebileceği zarar miktarının 350.290,56USD olduğu,davacının her iki davalıdan istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm,davalı Elektra Biomedikal Mühendislik San. ve Tic.A.Ş.’nin ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı kurumun, 10.8.1998 tarihinden itibaren davalı şirketin verdiği taahhütnameler kapsamında davalı şirketten iyileştirici nitelikte tıbbi malzeme aldığı, verilen taahhütnameler uyarınca davalı şirketin fiyat farkı oluşması durumunda farkın ödenmesi hususunda taahhütname verdiği hususları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, davalı tarafça verilen taahhütnamelere dayanarak Rayiç Bedel Tespit Komisyonu tarafından yapılan tespitlere göre lehine 350.290,56 USD fiyat farkından doğan alacağı tahakkuk ettiği iddiası ile bu davayı açmıştır.
Davalı şirket tarafından davacıya verilen taahhütname ile, Kurum ile protokol akdedilene kadar firmaları ya da bayileri tarafından kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile, ileride yapılacak protokol fiyatları arasında kurum aleyhine yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri gibi, protokol akdedilmemesi durumunda ise, kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile kurumca tespit edilecek rayiç bedel arasında kurum aleyhine kendilerine yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı da tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak ödeneceği taahhüt edilmiştir.
Yürürlükte bulunan hukuk sistemimizde akit serbestisi prensibi kabul edilmiştir. Taraflar kanuna, ahlak ve adaba, kamu intizamına, şahsiyet haklarına aykırı olmamak şartıyla aralarında her konuda serbestçe sözleşme yapabilirler. (B.K.19-20md.) Yine sözleşme ile taraflar fiyat belirleme hakkını karşı tarafa yani alıcıya, satıcıya, kiracı ve kiralayana bırakabilirler. Böyle bir kararlaştırma, taahhüt tarafları bağlar. Somut olayımızda olduğu gibi satıcı davalının, fiyat belirleme hakkını alıcı davacıya bıraktığına dair verdiği taahhütname geçerli ve davalıyı bağlayıcıdır. Ancak tek taraflı olarak fiyat belirleme hakkı tanınan taraf bu hakkını M.K.’nun 2.maddesine uygun olarak, hak ve nesafet ölçüleri içinde, objektif iyiniyet kurallarına bağlı olarak ve keyfilikten kaçınarak kullanmalıdır. Gerektiğinde bu hakkını kullanırken aşırılığa ve keyfiliğe kaçıp kaçmadığı hakim tarafından denetlenmelidir.
Davacı, kendisine tanınan fiyat Belirleme hakkına istinaden belirlediği fiyatlara göre davalı tarafa fazla ödeme yapıldığını bildirerek 350.290,56 USD istediğine ve buna davalı taraf da karşı çıktığına göre, davacının ne şekilde fiyat belirlediği ve alacak çıkardığı hususları araştırılmalıdır. Bu amaçla öncelikle davacıdan belirlediği fiyatlarla ilgili ödeme belgeleri istenilmeli, faturada belirtilen tarihler itibariyle belirlenen fiyatların uygun olup olmadığı, fiyat belirlerken davacının hak ve nesafet kuralları içinde, keyfilikten uzak objektif iyiniyet kurallarına uygun davranıp davranmadığı, davalıdan ne miktar alacak talebinde bulunabileceği uzman bilirkişiler aracılığı ile araştırılarak, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, gerekçeli raporla belirlenmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan hususlarda gerekli araştırma yapılmadan,eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalı … Hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de;davalı şirket yetkilisi olduğu anlaşılan bu davalı ile davacı arasında akdi ilişki bulunmamaktadır.Davalı …’ın şahsi sorumluluğu bulunduğuna dair belge ibraz edilememiştir.Kamuoyunda Neşter davası olarak bilinen … 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/220 esas sayılı dosyasında davalıya yapılan suçlama ile işbu davanın konusu arasında herhangi bir ilişki yoktur. Kaldı ki,davalı hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı da bulunmamaktadır.Somut olayda bu davalının sorumluluğundan söz edilemez.Hal böyle olunca mahkemece davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm,davalı Elektra Biomedikal Mühendislik San. ve Tic.A.Ş.’nin ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bent gereğince kararın davalı Elektra Biomedikal Mühendislik San. ve Tic.A.Ş.yararına,üçüncü bent gereğince davalı … BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 7.154,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 18.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.