Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/8415 E. 2010/2135 K. 22.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8415
KARAR NO : 2010/2135
KARAR TARİHİ : 22.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, avukat olan davalıya, alacaklarının tahsili ve hukuksal işlerinin takibi için vekalet verdiğini, tahsili gereken çeklerin icra yolu ile tahsili için tarafına teslim ettiğini, davalının icra takipleri açtığını, gerekli takip ve işlemlerin yapılmaması nedeniyle çeklerin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek bu nedenle uğradığı zarar için 233.409,50 TL’ nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hakkında yapılan şikayetler sonucunda adalet Bakanlığı cezai koğuşturma, baro tarafından disiplin koğuşturması yapılmamasına karar verildiğini savunarak davanın reddini idilemiştir.
Mahkemece, herne kadar davacıya verilen iki adet çekin icra takibinden sonra. dosyada işlem yapılmaması nedeniyle zamanaşımına uğradığı açık ve bu çeklerden dolaşyı kambiyo senetlerine mahsus takip yolu kapanmış ise de bu alacakların tahsili açısından, yine zamanaşımına uğradıktan sonra davalıya verilip takibe konulan ve borçlu tarafından itiraz edilmeklle takibi duran çek içinde alacak zamanaşımının dolmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından tahsil için davacıya çekler verildiği, davalının bu çeklerden zamanaşımına uğrayan için ilamsız takip yolu ile zamanaşımına uğramayan çek içinde kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takipleri başlattığı, ilamsız takibe konulan icra takibine borçlunun itirazı ile takibin durduğu, kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile başlatılan icra takibinin ise işlemsiz bırakıldığı tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı hakkında yapılan şikayetler sonucunda adalet Bakanlığınca cezai koğuşturma, baro tarafınca disiplin koğuşturması yapılmamasına karar verildiğini savunmuş ise de, davacı tarafından bu kararlara itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Öyle olunca cezai ve disiplin yönüyle verilen kararlara ilişkin dosyalar getirtilmeli, itirazın sonuçlanıp sonuçlanmadığı saptanmalı, davalının icra takibinde çekleri zamanaşımına uğrattığı sabit olduğuna göre, çekler yazılı delil başlangıcı olsa da, zamanaşımına uğramamış çek hamili kambiyo senetlerinin hamile tanıdığı illetten mücerret olma avantajlarından faydalanması mümkün olup alacağını ispat yükümlülüğü olmayacağı hususları birlikte değerlendirilerek davacı zararı oluşup oluşmadığı yönünde gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.