YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8440
KARAR NO : 2010/1086
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davacı …’un davalıya ait taşınmazı 1.9.2003 tarihli sözleşme ile kiraladığını, diğer davacılarında sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, kira döneminin 1.9.2006 tarihinde bittiğini, sözleşmenin 8.maddesinde 1.9.2006 tarihinde tarafların yeniden günün şartlarına göre kira bedelini belirleyeceklerinin kararlaştırıldığını, kira dönemi bitince aylık kira parasını 2.025 TL.den 2.250 TL.sına çıkarıp davalı hesabına yatırdıklarını, ancak davalının %50 kira artış oranını uygulayarak 8 aylık kira farkı olarak 6.580 TL talepli icra takibi yaptığını, bu talebin sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tesbitini istemiştir.
Davalı, artış oranının enflasyona göre belirlenmesinin olanaksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kira döneminin bitiminde kira oranının enflasyon oranında arttırılmasının sözleşme serbestisine aykırı olduğunu, tarafların anlaşamamaları halinde mahkemeye müracatın gerekli olmasına rağmen davalıyı dava açmaya zorlamanın hakkaniyete aykırı olduğu, anlaşma olmadığı için önceki kira artış oranının geçerli olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.9.2003 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinin 8.maddesinde kira artış oranının %50 olduğu, 1.9.2006 tarihinde tarafların anlaşarak kira artışını günün şartlarına göre belirleyecekleri 1.9.2005 ile 1.9.2006 arası kira bedelinin 2.025.00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, davacıların 1.9.2006 tarihinden sonra kirayı 2.250.00 TL.sına çıkararak ödedikleri, davacıların enflasyon oranındaki artışa göre ödedikleri bedeli kabul etmeyen davalının %50 oranında artış yaparak kira farkı için icra takibi yaptığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki davacıların taşınmazda halen kiracı oldukları ve kira sözleşmesinin aynı şartlarla kendiliğinden bir yıl daha uzadığı anlaşılmaktadır. 1.9.2006 tarihinden sonra kira artışı oranında tarafların anlaştıkları iddia ve ispat edilmediği gibi taraflardan birisininde kira tesbit davası açmadığı sabittir. Hal böyle olunca 1.9.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin aynı şartlarla ve 2.025.00 TL kira bedeli üzerinden bir yıl daha uzadığının kabulü gerekir. Ne var ki, davacılar kira bedelini 2.250.00 TL olarak kabul edip ödedikleri için 1.9.2006 tarihinden sonraki dönem kira bedelinin de 2.250.00 TL olduğunun kabulü zorunludur. 2.025.00 TL olan kirabedelini davacılar kendiliğinden 2.250.00 TL.sına çıkarıp ödedikleri için davacıların kira farkı olarak herhangi bir borçları bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulü gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 88.90 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.