YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8532
KARAR NO : 2010/2178
KARAR TARİHİ : 22.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya banka havalesi ile 18.150. YTL borç para verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yaptığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, borcu olmadığını, aksine davacının kendisine borcu olup ödeme yapıldığı sırada havale makbuzuna, davalının “çek ödemesi için” ibaresini koydurduğunu, davacıya hatır çeki verdiğini ve ödemenin buna istinaden yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının banka havalesi ile davalıya 18.150.YTL miktarında para gönderdiği ve davalının da bu parayı aldığı ihtilafsızdır. Davacının bu parayı borç olarak gönderdiğini ileri sürmesine rağmen davalı da, davacıya hatır çeki verdiğini, ödemenin buna istinaden yapıldığını, paranın borç olarak gönderilmediğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı bu parayı aldığını, ancak vermiş olduğu hatır çekine istinaden paranın gönderildiğini savunmak suretiyle gerekçeli inkarda bulunmuştur. Öte yandan banka dekontunda bulunan “çek ödemesi için” ibaresi de paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. Somut olayda, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre, karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. İspat yükü kendisine düşmeyen tarafın yönelttiği yemin de sonuca etkili değildir. Davacı, ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. HUMK.’nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki, davacı delil listesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.