Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/8664 E. 2010/1141 K. 03.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8664
KARAR NO : 2010/1141
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin yerine getirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı,davalı … adına kayıtlı 65 dönümlük taşınmazın 10 dönümüne tesis kurmayı talep ettiğini, bu talep üzerine köy muhtarlığı karar defterinde 48 sıra numarasında kayıtlı 29.12.2004 tarihli kararın alındığını,bu karar doğrultunda taşınmazı 15.000,00 YTL bedelle 49 yıllığına kiraladığını, ancak köy muhtarlığının kiralanan yerin teslimini yapmadığını, … 3. Noterliğinin 20.12.2005 tarih ve 44252 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kiralanan yerin teslimini talep ettiğini,buna rağmen kiralanan yerin teslimini yapmadığını ileri sürerek, taşınmazın teslimine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisini kiralamaktan vazgeçtiğini, 15.000 YTL’yi hibe ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava köy karar defteri ile alınan karar gereği kiralanan yerin teslimine ilişkindir. Taraflar arasında 29.12.2004 tarihli ve 48 sıra nolu karar ile köy tüzel kişiliğine ait 66724 m2 arazinin yap işlet devret modeli ile 15.000,00 TL peşin kira bedeli ile 49 yıllığına davacı şirkete 29.12.2053 tarihinde muhtarlığa devredilmek üzere verilmesine karar verildiği ihtilaf konusu olmadığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. İhtilaf davacının bedelini ödediği halde taşınmazın kendisine teslim edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar davalı alınan paranın hibe edildiğini savunmuş ise de,bu savunmasını yasal ve yeterli delillerle kanıtlayamamıştır. Karar defterinin 124 nolu sayfasında 29.12.2004 tarih ve 48 karar sıra numarası ile alınan karar da ilk alınan karara ek olarak kiraya verilen arazinin karayolları çekme mesafesinden sonra hesaplanmasına, sözleşmenin 10 gün içerisinde yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle davalı tarafından tek taraflı olarak alınan kararın bir ön görüşme niteliği taşıdığı ve sözleşmenin 10 gün içerisinde yapılmasının amaçlandığı,yani köy karar defterinde alınan kararın nihai bir sözleşme olmadığı, tarafların iradelerinin karar defterinden sonra sözleşmenin 10 gün içerisinde yapılmasına bağlandığı,bu nedenle ortada kiralama ilişkisine konu bir sözleşmenin mevcut olmadığı ve davacının ödediği bedeli istemediğinin de açıkça anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken,aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.