Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/8910 E. 2010/1705 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8910
KARAR NO : 2010/1705
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 2.5.2007 günü işlem yapmak üzere davalı bankaya ait ATM cihazına kredi kartını soktuğunu, cihazın kredi kartına el koyduğunu, bir süre beklediğini, daha sonra kartını banka şubesinden alabileceğini düşünerek ayrıldığını, 24 saat içinde de durumu bankaya bildirdiğini, kısa süre içinde kredi kartı ile nakit çekimi ve alışveriş olmak üzere 4.285.17 TL harcama yapıldığını öğrendiğini, davalının yetersiz cihaz kullanarak kusurlu olduğunu, buna rağmen bu meblağı hesabından tahsil ettiğini ileri sürerek, 4.135.17 TL tazminatın faizi ile tahsiline istemiştir.
Davalı, davacının ihbarını müteakip kartın kullanıma kapatıldığını, kredi kartının şifre ile birlikte kullanıldığını, bu itibarla tüm kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 5464 Sayılı Yasanın 12.maddesi gereğince davacının sorumlu olduğu 950.00 TL dışında kalan 3.159.40 TL.den olayda kusurlu olan davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yukarıda kısaca özetlendiği gibi, dava Kredi kartının davalıya ait ATM cihazında kötü niyetli üçüncü kişilerin hazırladığı düzenek ile sıkıştırılarak elde edilmesi ve haksız kullanımı nedeniyle tazminata ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, ATM cihazlarında yeterli önlem ve tedbiri almayarak banka kartını kötü niyetli kişilerin elde etmesine olanak veren davalı banka kusurlu ve zarardan sorumludur. Ne var ki, gerek taraflar arasındaki sözleşmenin 8.maddesinde ve gerekse 5464 Sayılı Kanunun 16.maddesinde, Banka kartları ve şifrelerinin özenle korunması bilgilerinin saklanması hususunda kart sahiplerine de görev ve sorumluluk yüklenmiştir. Haksız olarak elde edilen kredi kartının kullanımı aynı zamanda kart şifresinin de bilinmesi ile mümkündür. Davacının da kart şifresini kötüniyetli üçüncü kişilerin elde etmesine imkan vermesi ve olayı müteakip derhal bankayı aramaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunun kabulü zorunludur. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının müterafik kusuru üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 43.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.