YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9106
KARAR NO : 2010/1408
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2.8.2006 tarihinde davalı … Ltd. Şti’den diğer davalı W.W. … Tüketici Finansmanı A.Ş’den kullandığı kredi vasıtasıyla araç satın aldığını, finansman şirketine ödediği faizle birlikte aracın kendisine maliyetinin 26.179.00 TL olduğuna, aracı almasından kısa bir süre sonra araçta sorunların çıkmaya başladığını, müteaddit defalar servise gitmesine rağmen sorunların giderilmediğini ileri sürerek, 26.179.00 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalılar … Ltd. Şti ile Hyundai Assan A.Ş araçta ayıp olmadığını, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, bedel iadesi şartlarının oluşmadığını savunmuşlar, diğer davalı ise davacıya kullandırılan kredinin bağlı kredi olmadığını savunarak, davanını reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının onarım hakkını kullandığı, araçtaki arızaların gizli ayıp olmayıp sonradan ortaya çıkabilecek arızalardan olduğu, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporuda benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 3.8.2006 tarihinde satın aldığı araçta direksiyondan ses gelmesi şikayetiyle ilk olarak 4.12.2006 tarihinde yetkili servise gittiği, direksiyon EPS sistemi için servis tarafından sipariş verildiği ve 26.12.2006 tarihinde, siparişi verilen sistemin araca takıldığı ve ayrıca ön aks mafsal takımınında değiştiği, davacının akabinde 13.1.2007, 27.2.2007, 19.3.2007 tarihlerinde direksiyondan gelen ses nedeniyle tekrar yetkili servise müracaat ettiği ve her müracatında araç üzerinde işlem yapılarak bir takim malzemelerin değiştiği, 31.7.2007 tarihli müracaatı sonrasında da aks ve yağ keçeleri ile birlikte EPS ünitesinin değiştirildiği anlaşılmaktadır. Davacının bu müracaatlarının direksiyondan kaynaklanan sorunun çözümüne yönelik olduğu sabittir. Bilirkişi kuruluda, araçta meydana gelen arızaların gizli ayıp olmamasına rağmen araçta sonradan meydana gelen arızalar olduğunu bildirmiştir. Davacının araçta sonradan oluşan ve kullanım hatasından kaynaklanmayan bu arızadan dolayı ilk defa 4.12.2006 tarihinde yetkili servise müracaat ettiği ve bu nedenle süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğunun kabulü zorunludur. … Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14.maddesinde “tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen … süresi içinde kalmak kaydıyla bir yıl içinde aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması …. halinde tüketicinin malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebileceği” hükme bağlanmıştır. Dosyada bulunan servis fişlerinin incelenmesinde davacının … süresi içinde ve bir yıllık sürede direksiyondan gelen ses nedeniyle ikiden fazla yetkili servise müracaat ettiği ve yetkili servisinde arızanın varlığını kabul ederek tamire yönelik parça değişimleri yaptığı ve bu suretle az yukarıda belirtilen yönetmelik hükmü uyarınca davacının bedel iadesi talebinde bulunma hakkının doğduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının bedel iadesi talebinde bulunabileceği kabul edilerek, davalı WW…Tüketici Finansmanı A.Ş tarafından davacıya kullandırılan kredinin 4077 sayılı yasanın 10.maddesinde belirtilen bağlı kredi olup olmadığı ve davacının davalılardan talep edebileceği miktar tartışılıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.