Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/9160 E. 2010/1710 K. 16.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9160
KARAR NO : 2010/1710
KARAR TARİHİ : 16.02.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalı şirketin dava dışı kooperatife ait arsaya yaptığı inşaattan bir daire satın aldıklarını, kat irtifaklı tapusunun verildiğini, 140.000,00 TL bedel ödediklerini ve ancak davalı şirketin iflas etmesi ve binanın yapılmaması nedeniyle ödemeleri durdurduğunu, ödenmeyen kısımlara ait 36.000,00 TL tutarlı senetlere iflas idaresince el konulduğunu, 36.000,00 TL bedelli senetlerin iadesine dair teleplerinin iflas idaresi tarafından reddedildiğini ileri sürerek 36.000,00 TL’lık senetlerin iadesi ile senetlerin hiçbir şekilde diğer alacaklıların alacağını karşılamak için kullanılmamasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı iflas idaresi davanın reddini dilemiştir.
Davanın açıldığı Ticaret Mahkemesinin; Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesi üzerine davaya bakan Tüketici Mahkemesince; davacının ödenmeyen senetlerin iadesini talep ettiği, davanın mevcut haliyle İ.İ.K.’nun 235.maddesi uyarınca kayıt kabul davası olduğu ve Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, davalı şirketin müteahhit sıfatıyla yaptığı villanın bedeline karşılık verdiği senetlerden arta kalan 36.000,00 TL bedelli senetlerin iadesini iştemiştir. Davacıların bu talebi bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tesbiti talebinide içermektedir. Davalı şirketin (kat karşılığı inşaat sözleşmesi) uyarınca kendisine isabet eden villayı davacılara satması alacağın temliki mahiyetinde olup sözleşmenin geçerli olduğuda sabittir. Davalı şirket iflas etmiş isede davacıların şirketin iflasına, iflas idaresinin kurulmasına, çalışmasına dair bir talepleri olmadığı gibi davacıların alacaklılar sıra cetveline senetlerin veya kendilerinin kayıt edilmesine dair bir talebi bulunmamaktadır. Sıra cetveline bir itirazları da yoktur. Hal böyle olunca taraflar arasındaki ihtilafın 4077 sayılı yasa kapsamında bulunduğu ve bu bağlamda Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 16.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.