YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9744
KARAR NO : 2010/2210
KARAR TARİHİ : 23.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 31.8.2007 tarihinde davalıdan satın almış olduğu casper marka bilgisayarın, satın aldığı tarihten itibaren aynı nedenle birkaç kez arızalandığını, değiştirilmesi yönündeki talebinin ise kabul edilmediğini ileri sürerek, satış bedeli olarak … olduğu 871,41 YTL ile 1.000,00 YTL maddi, 1.000,00 YTL de manevi tazminatın, fatura tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu gereğince bilgisayarın gizli ayıplı olduğu belirtilerek, bedel iadesi yönündeki talebin kabulüne, 871,41 YTL’nin 31.8.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ilke birlikte davalıdan tahsiline, bilgisayarın davalıya iadesine, diğer maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, 500,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, satın alınan bilgisayarın ayıplı olduğu iddiası ile açılan satış bedelinin iadesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bilgisayarın iadesi ile satış bedelinin satış tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmişse de, davacı, satın almış olduğu bilgisayarı iade etmeden ödediği satış bedeli için faiz talep edemeyeceğinden, mahkemece davacı alacağına, satışa konu bilgisayarın davalıya iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, açıklanan bu husus gözardı edilerek, alacağa 31.8.2007 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Borçlar Kanununun 49. maddesine göre kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanunun 98. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık halinde de 49. maddenin uygulanacağı tartışmasızdır. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere ve Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlere saldırı halinde manevi bir zarar, başka bir ifade ile kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmeden söz edilir. Anılan yasa hükmüne göre koruma altına alınan bu haklar, kişisel varlıkların korunması için bireylere tanınan hayat, sıhhat, ad, şeref, mesleki ve ticari haysiyet gibi çok önemli, kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklardır. Dava konusu olayda ise, satın alınan bilgisayarın ayıplı çıkması ve bu nedenle kullanılamamış olması nedeniyle, davacının kişisel haklarının zarara uğradığı kabul edilemeyeceğinden, manevi tazminatın koşulları bulunmamaktadır. Mahkemece aksine düşüncelerle, davacının ayıplı ürün nedeniyle sıkıntıya düştüğünden bahisle, koşulları oluşmadığı halde, yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:1.Bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.