YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10146
KARAR NO : 2011/348
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 14.3.1996 tarihli harici sözleşme ile … çiftliği adresinde yapılmakta olan tapunun 6 pafta 318 parselinde kayıtlı 152/24722 arsa paylı A-3 Blok 1.kat 8 no.lu meskeni, kat irtifaklı olarak satın aldığını, sözleşmeye göre dairenin anahtar teslimi olarak “… Konut Yapı Kooperatifinin teslim tarihidir” denilerek bu tarihte tesliminin kararlaştırıldığı, davalı şirketin başka kişilerle yapmış olduğu sözleşmelerde teslim tarihinin 1998 yılı olarak belirlendiğini, aradan geçen uzun zamana rağmen daireyi tamamlayıp teslim etmeyen davalı şirkete, Büyükçekmece 6. Noterliğinin 30.5.2007 tarih ve 22049 yevmiye nolu ihtarı ile dairenin eksikliklerinin tamamlanarak tesliminin yapılması ve geç teslimden doğan zararlara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50.000. YTL nin ödenmesi hususlarının bildirildiğini, davalının da cevabi ihtar ile, daireyi tamamlayıp teslim etme taahhüdünün olmadığını bildirdiğini, 14.03.1996 tarihli sözleşmeye göre dairenin içinin yapımı için yapılacak masraf ve geç teslimden doğan zararın yaklaşık 100.000. YTL olduğunu ileri sürerek dairenin anahtar teslimi için yapılacak masraflar ve geç teslimden doğan zararlara karşılık olarak şimdilik 10.000. YTL’nin davalı şirketten tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmazın 1996 tarihinde tapudan satış ile davacıya teslim edildiğini, bu tarihten itibaren davacının zilyet olduğunu, aradan geçen süreye nazaran davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının taşınmazı tapuda resmi devir tarihi olan 14.12.2004 tarihinde satın aldıktan sonra makul süre içerisinde BK. 198 maddesine göre ayıp ihbarında bulunmayıp yaklaşık üç sene sonra ayıp ihbarında bulunmasının MK. 2. maddesi kapsamında kabul görmeyeceği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 14.3.1996 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesi aktedilmiş olup, sözleşmeye göre taşınmazın projeye uygun inşa edilerek anahtar teslimi olarak alıcıya teslim edileceği, teslim tarihi olarak da “… Konut Yapı Kooperatifinin teslim tarihi” olarak kararlaştırıldığı, yine tapunun peşinen alıcıya devredildiği, bedelinin de tapuda peşin olarak alındığı yazılıdır. Dosya içinde bulunan resmi akit tablosuna göre sözleşmeye uygun olarak davacıya tapudan devrin -kabulün aksine- 14.3.1996 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket, taşınmazın davalıya tapudan devir ile birlikte teslim edildiğini ileri sürmüştür. Ne var ki, davalı tarafça buna ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği gibi tapuda yapılan devir işlemi teslim hususunu ispatlamaya yeterli değildir. İspat yükü kendisine düşen davalı taraf, teslim hususunu yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Öyle olunca, mahkemece davalıya bu hususta tüm delilleri sorulup celbedilmeli, sonucuna göre; ispat edilememesi durumunda sözleşmede bahsi geçen kooperatifle yapılan sözleşme örneği celbedilerek kooperatifin teslim tarihi belirlenmeli, davacının bu tarihten itibaren gecikme tazminatı isteyebileceği nazara alınarak karar vermelidir. Teslimin vaki olması durumunda ise; konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınarak dava konusu taşınmazdaki ayıpların niteliği belirlenmeli, teslim tarihi de nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermelidir. Aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.