Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10334 E. 2011/5278 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10334
KARAR NO : 2011/5278
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat … ile davalı vekili avukat …in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalı müteahhitle dava dışı … Vakıflar Bölge Müdürlüğü arasında imzalanmış olan 23.6.1989 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşa edilecek olan apartmanın davalıya isabet eden 2. kat 16 no’lu ve 3. kat 20 no’lu dairelerini murisleri İbrahim Demircioğlu’nun 11.7.1990 tarihli düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, dairelerin süresinde teslim edilemediğini, açılan tapu iptal ve tescil davasının kabul edilerek, 7.6.2006 tarihinde kesinleştiğini, tapu tescil işlemlerinin ise 13.11.2007 tarihinde yapıldığını, dairelerin teslim edilmesi gereken Şubat 1992 tarihinden tescil tarihine kadar kira gelirinden mahrum kaldıklarını, öte yandan 20 no’lu bağımsız bölümün sözleşmeye ve mimari projeye göre dublex olarak teslim edilmesi gerekirken, tek kat olarak teslim edildiğini, bu nedenle de zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, mahrum kalınan kira geliri nedeniyle şimdilik 100.000,00 TL’nin, 20 NO’lu dairenin dublex olarak teslim edilmesi gerekirken, tek kat teslim edilmesinden kaynaklanan değer farkı nedeniyle de 100.000,00 TL’nin 1.3.1992 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların murislerine dairelerin süresinde teslim edildiğini, ancak dairelerde oturulmadığı gibi, kiraya da verilmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “davalı ile dava dışı Vakıflar … Bölge Müdürlüğü arasında yapılan inşaat sözleşmesi gereğince 16 ve 20 no’lu dairelerin davalı tarafından davacıların murisine satışının vaad edildiği, konutların teslim tarihinin Şubat 1992 olarak
2010/10334-2011/5278
kararlaştırıldığı, ancak 15 yıl sonra kat irtifakının yaptırıldığı, 20 no’lu bağımsız bölümün dublex olarak teslim edilmesi gerekirken, tek kat normal daire olarak teslim edildiği, açılan dava sonucunda davacılar adına verilen tescil kararının 7.6.2007 tarihinde kesinleştiği, 13.11.2007 tarihinde de tapuda tescil işlemlerinin yapıldığı” açıklandıktan sonra, “4077 sayılı Yasanın 4. maddesi ve Borçlar Kanununun 198. maddesi gereğince davalı tarafa yapılmış bir ayıp ihbarı olmaksızın davanın 18.1.2010 tarihinde açılmış olduğu” belirtilerek, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 388.maddesinin son bendinde hüküm kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarının herbiri hakkında verilen hükümce, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine 389.madde uyarınca da; verilen karar ile herbir tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddütü vacip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.
Davacılar, murisleri tarafından satın alınan her iki dairenin süresinde teslim edilmemiş olması nedeniyle kira kaybı tazminatı da talep etmiş olup, mahkemece davacıların bu konudaki tazminat istemleriyle de ilgili inceleme ve değerlendirme yapılarak, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 ve 389.maddelerinde belirtildiği şekilde, dava konusu her bir talep yönünden, gerekçeleriyle birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, kira kaybı tazminatı ile ilgili ayrı bir hüküm kurulmadan, az yukarda değinilen yasanın 388 ve 389.maddelerine aykırı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
SONUÇ: Yukarda 1. bentde açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentde açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.