YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1037
KARAR NO : 2010/13090
KARAR TARİHİ : 12.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketle 1995 tarihinden itibaren başlayan hukuk müşavirliği sözleşmesinin, davalı tarafından gönderilen 15.1.2008 tarihli ihtarla, 30 gün sonra geçerli olmak üzere feshedildiğini, ödenmeyen avukatlık ücretleri ile yaptığı masrafları 21.2.2008 tarihli ihtarla istemesi üzerine de, 12.3.2008 tarihli ihtarla azledildiğini, hak ettiği ücret ve yaptığı masrafların ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, vekalet ücreti ve masraf alacaklarına mahsuben, şimdilik 10.000 YTL’nin dava tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek reeskont faiziyle birlikte ödetilmesine, 22.3.2008 tarihinden itibaren işlemiş faiz alacaklarına mahsuben de şimdilik 3000 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 25.8.2009 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, 139.988 YTL’nin 22.3.2008 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/1037-13090
1-Dava, taraflar arasındaki hukuk müşavirliği sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı, sözleşmenin davalı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle ödenmeyen ücret ve masraf alacaklarının tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davacının aynı hukuki ilişki nedeniyle davalı şirkete karşı kıdem tazminatı istemiyle de ayrı bir dava açmış olduğu, dosyada mevcut olan … 6. … Mahkemesine ait 2008/473 esas, 2009/329 karar sayılı ilamdan anlaşılmaktadır. Söz konusu ilamda, “taraflar arasında ücret ve bağımlılık yönünden hizmet ilişkisinin olduğu” belirtilerek davanın kabulüne karar verildiği görülmekte ise de, davanın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Gerçekten de ilamda belirtildiği gibi taraflar arasındaki ilişkinin … Kanunu kapsamında bir hizmet sözleşmesine dayanması halinde, 1475 ve 552l sayılı kanunların 1.maddeleri hükümleri gereğince hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların … Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden, genel mahkeme niteliğindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olan bu davada, öncelikle mahkemenin davaya bakmakla görevli olup olmadığının incelenmesi gereklidir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi mahkemece resen dikkate alınmalıdır. O halde mahkemece, yukarda adı geçen … mahkemesine ait dava dosyası da celbedilip incelenmek suretiyle, öncelikle taraflar arasında … Kanunu kapsamında bir hizmet akdi olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre, … Kanunu kapsamında bir akdin varlığının tespiti halinde; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi, aksi durumda işin esasının incelenmesi gerekirken, açıklanan husus gözardı edilerek, davada öncelikle dikkate alınması gerekli olan “görev” hususunda gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, (2) nolu bent gereğince ise davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.