Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10684 E. 2011/2160 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10684
KARAR NO : 2011/2160
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 1 parsel numaralı taşınmazda davalı şirket tarafından inşaa edilen binadaki f Blok 26 nolu daireyi davalıdan satın alıp bedeli ödediğini, gecikmeli olsada tapu devrinin adına yapıldığını, Seydişehir’den tayınının …’ya çıkması ve dairenin bitirilmemesi nedeniyle aynı sitede bulunan ve inşaatı bitmiş olan c Blok 46 numaralı daireyi kiraladığını davalı şirketin kiralanan 46 numaralı dairenin kirasını ödemeyi üstlenmesine rağmen ödememesi ve daire malikinin icra takibi yapması üzerine kira bedellerini kendisinin ödediğini, satış sözleşmesinde dairenin zamanında teslim edilmemesi halinde aylık 150 dolar kira tazminatı ödenmesinin kararlaştırıldığını, 26 numaralı daire sahibine ödediği kira bedeli ile dairenin geç tesliminden kaynaklanan kira tazminatından davalının sorumlu olduğunu ileri sürrek 1050 dolar kira tazminatı ile 26 numaralı daire için ödediği 8750 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, dairenin tapusunun davacıya devredildiği, ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle dairenin geç teslim edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dairenin geç tesliminden kaynaklanan 1050 doların karşılığı 1.649,87 TL’nın davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer 2010/10684-2011/2160
verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı müteahidin (yapsatçı) davacıya konut sattığı ve tapununda devredildiği ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1,25 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 118,00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.