YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10782
KARAR NO : 2011/1350
KARAR TARİHİ : 01.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … ile 01.01.1995 tarihinde Yayla ve Şıhlar kaynak sularının 10 yıllığına kiralanması hususunda sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeye istinaden yatırımlar yaptıklarını ancak sözleşmenin daha sonradan mahkeme kararı ile feshedildiğini ve yine mahkeme kararı ile yatırım yaptıkları taşınmazdan men edildiklerini, yaptıkları sözleşme ve 01.04.1996 tarihli ek protokolde dikkate alınarak yaptıkları yatırımların bedelinin ödenmesi gerektiğini bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 12.000.00.TL’ nın davalıdan tahsiline karar verilmisini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “dava açıldığı tarih itibariyle davalı … Belediyesi, Bala ilçesine bağlı alt kademi Belediyesi olduğundan dolayı mahkememiz bu davaya bakmakla yetkilidir. Ancak dava devam ederken Karaali Belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılarak … ilçesine bağlı mahalle haline dönüştüğü ve böylelikle de, mahkememizin yetki sınırlarından ayrılarak … Mahkemelerinin yetki sınırlarına girdiği ve yine dava konusu alacağın kaynaklandığı kira sözleşmesinin konusu olan taşınmazın da mahkememizin yetki sınırlarından çıkarak … Mahkemelerinin yetki sınırlarına girdiği anlaşılmakla davalının ikametgahının değişmesi ve usul ekonomisi” gerekçesi ile yetkisizlik kararı karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/10782-2011/1350
1-1086 Sayılı HUMK’ nun 9. maddesine göre; Her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür. Aynı Yasanın 10. maddesine göre de; dava sözleşmenin icra olunacağı yer mahkemesinde de bakılabilir. Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri yoktur. Ayrıca 1086 sayılı HUMK’ nun 23. maddesine göre; Salahiyettar olmıyan bir mahkemede aleyhine dava ikame olunan kimse esasa girişmezden evvel bu bapta itirazda bulunmazsa o mahkemenin salahiyetini kabul etmiş addolunur. Şu kadar ki munhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan mesail bundan müstesnadır. Mahkeme bu nevi davalarda hitamı mahkemeye kadar re’sen veya iki taraftan birinin talebi üzerine ademi salahiyet kararı verir. Mahkemenin salahiyattar olmadığını iddia eden taraf salahiyettar mahkemeyi beyana mecburdur. Yine 1086 sayılı HUMK’ nun 195. maddesine göre de; Davalı, ilk itirazları ile birlikte esas dava hakkındaki cevabını ve varsa karşı delillerini, dava dilekçesinin kendisine tebliği tarihinden itibaren on gün veya hakim tarafından bir süre tayin edilmiş ise o süre içinde mahkeme kalemine bildirmek ve bir örneğini de davacıya tebliğ ettirmek zorundadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık para alacağına ilişkin kamu düzenini ilgilendiren ve resen gözetilmesi gereken bir durumda yoktur.
Yukarıda açıklanan yasal mevzuat ışığında, davalının esasa cevap süresi içinde ilk itirazında bulunmadığı, kaldı ki; davanın açıldığı tarihte davalı … Belediyesi Bala İlçe sınırlarında iken yargılama sırasında 06.03.2008 tarih ve 5747 sayılı yasa uyarınca davalı Belediyenin tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle olarak … ilçesine bağlanması nedeniyle davaya dahil edildikleri ve duruşma gününün de 23.06.2009 olduğunu bildirir yazının 07.05.2009 tarihinde davaya dahil edilen … Belediye Başkanlığının 23.06.2009 havale tarihli yazı ile yetki itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 01.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.