YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10890
KARAR NO : 2010/17307
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Evinin ihtiyacı nedeni ile Dökme LPG temini için davalı firma ile 05.07.2007 tarihinde sözleşme imzaladığını, sözleşmeye göre; davalı firmanın kendisine LPG temin edeceğini ve takılan sayaç ile ne kadar tüketti ise o kadarının bedelinin de kendisi tarafından ödeneceğini, sözleşmenin başında kendisinden 400 Euro+KDV tahsil edildiğini, 09.01.2009 tarihinde gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi fesh ettiğini, davalı tarafından verilen cevapta ise LPG tesis bedeli olarak toplam 1573 Euro daha ödemesi gerektiğinin belirtildiğini, ihtirazi kayıtla 29.09.2009 tarihinde 1100 Euro daha ödediğini belirterek, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan ” 2 yıldan evvel doğalgaza geçilemeyeceği 2 yıl sonunda ise ancak tesisin bedeli olan 1335 Euro+KDV ödemek suretiyle sözleşmenin feshedileceğine” ilişkin hükmün haksız şart içerdiğini, her ne kadar sözleşmenin adı ariyet sözleşmesi olsa da nitelik olarak ariyet olmayıp, Tüketici sözleşmesi olduğunu belirterek, davalı firmaya ödenen toplam 1.563,00 Euro karşılığı 2.969 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini istemiştir.
MahkemecE, davanın Tüketici Mahkemesi görev alanına girmediği belirtilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın görevli Nöbetçi … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin 2010/10890-17307
Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve vljl elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahilolmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki düzenlenen sözleşme hükümlerine göre, Davalı şirket tarafından davacıya LPG satışına ilişkin olup, anılan satış sözleşmesi Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece esasa girilip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Davacı tarafından temyiz olunan kararın 1.bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.