Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10956 E. 2010/17421 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10956
KARAR NO : 2010/17421
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı ile yapılan sözleşme ile, kendisinin yurtdışında vereceği konserlerde, davalının da yer almayı kabul ettiğini, yer almadığı takdirde ise, 10.000 Euro tazminat ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının, 17.4.2004 tarihinde Viyana’da, 24.4.2004 tarihinde ise Kıbrıs’ta vermiş olduğu konserlere gönderdiği ihtarlara rağmen katılmayarak, sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, bu nedenle toplam 20.000 Euro tazminat ile, davalı adına alınan gidiş geliş uçak biletlerine ilişkin yapılan masrafları ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, toplam 26.710,00 Euro tazminatın, temerrüt tarihi olan 4.5.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, kaldı ki davada dayanılan belgenin, sözleşme olarak da kabul edilemeyeceğini, tek taraflı cezai şartın geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan Adli Tıp raporuna göre, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğu, davalının, sözleşme hükümlerine göre katılmak zorunda olduğu, 17/4/2004 tarihli Viyana ve 24/4/2004 tarihli Kıbrıs konserlerine, ihtarname tebliğine rağmen katılmadığı, bu durumda davacıya 20.000 Euro tazminat ödemekle yükümlü olduğu, dava konusu edilen diğer masrafların ise talep edilemeyeceği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, 20.000.Euro tazminatın 04/05/2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya 2010/10956-17421
Verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İmzanın davalıya ait olduğu, Adli Tıp raporu ile belirlenen 18/2/2004 tarihli belgede, “Ben … (…), …’in yurtdışındaki 10 ile 20 arası konserlerine çıkacağımı, çıkmadığım takdirde konser başına 10.000 Euro ödemeyeceğimi taahhüt ederim.” Sözleri yazılı olup, davalının imzasını taşıyan bu sözleşme ile, davacının 10′ u ile 20′ si arasında yurtdışında vereceği konserlerine çıkmayı taahhüt ettiği, çıkmadığı taktirde ise, konser başına 10.000 Euro ödemeyi kabul ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının, taahhüdüne rağmen, davacının 17.4.2004 tarihli Viyana konseri ile 24.4.2004 tarihli Kıbrıs konserine katılmadığı gerekçesiyle, her bir konser için 10.000 Euro olmak üzere toplam 20.000 Euronun tahsiline karar verilmişse de, sözleşmede geçen, “10 ile 20 arası” ifadesinin, ilgili ayın 10’undan 20’sine kadarki dönemi kapsadığını, davalının ancak bu dönemler içinde verilecek olan konserlere katılmakla yükümlü olduğunu kabul etmek gerektiğinden, açıklanan husus gözardı edilerek, ayın 10’u ile 20’si arasında bulunmayan 24.4.2004 tarihli Kıbrıs konseri nedeniyle de davalının tazminat ödemekle yükümlü tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Borçlar Kanununun 158. ve devamı maddelerinde düzenlenen cezai şart, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun belirli bir miktar para ödeme taahhüdüdür. Taraflar arasındaki sözleşmede de, davalının, davacının belirtilen zamanlarda vereceği konserlere katılmaması halinde, konser başına 10.000,00 Euro tazminat ödeyeceğine ilişkin hüküm, cezai şart niteliğinde olup, geçerli ve tarafları bağlayıcıdır. Ne var ki, taraflar cezanın miktarını tayin etmekte serbest iseler de, Borçlar Kanununun 161/son maddesi hükmüne göre, hakim fahiş gördüğü cezaları resen tenkis etmekle yükümlüdür. Dava konusu olayda da davalı tacir olmadığından, mahkemece cezai şart miktarının fahiş olup olmadığının, tenkisinin gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekirken, bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü 2010/10956-17421
alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınan ceza miktarı, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir. O halde mahkemece, cezai şartın fahiş olup olmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.