Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/11123 E. 2011/1353 K. 01.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11123
KARAR NO : 2011/1353
KARAR TARİHİ : 01.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalının ablası olduğunu, vefat eden babası adına kayıtlı … Pazar ilçesi… Mahallesi … Mevkii’nde bulunan taşınmazın satımı için vekaletname verdiğini satış bedelinin 39.000.00.TL olduğunu satılan taşınmazdan kendi payına düşen 13.500 TL’nın tahsili amacıyla icra takibi yaptığını ve davalının haksız ve kötüniyetle olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline % 40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı zamanaşımı def’inde bulunmuş, esas yönünden de bu paraları, paylaştıklarını, birbirlerinden belge almadıklarını, davacının payına düşen kısmı 27.02.2007 tarihinde T…. Bankası…Şubesi önünde elden ödendiğini, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflarının kardeş olması nedeniyle dinlenen tanık anlatımlarından davacı hissesinin davalı tarafından ödendiği ayrıca davacının yeminle ilgili ara kararını yerine getirmemesi ile dosyadaki tüm belgelere ve tanık beyanlarına göre karar verilmesini istemiş bulunduğu anlaşıldığından dava ve takip konusu miktarın takipten önce ödendiği” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların kardeş oldukları ve babalarından kalan … İli Pazar İlçesinde bulunan bir adet arsanın tarafların ayrı ayrı verdikleri vekaletname ile vekil sıfatıyla … tarafından …’ e 26.02.2007 tarihinde tapudan satış 2010/11123 2011/1353
Suretiyle devrinin yapıldığı ve bu satış nedeniyle alıcı …’ ün satış bedelinin tamamı olan 39.000.00.TL davalının T. … Bankası…Şubesinde bulunan hesabına 23.02.2007 tarihinde havale yaptığı ve bu bedelin yarısının davacının hakkı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Uyuşmazlık, arsa satışından dolayı davalının hesabına gönderilen 39.000.00.TL’ nın yarısı olan 19.500.00.TL’ nın davalı tarafından davacıya ödenip ödenmediği hususundadır. Tarafların kardeş olmaları nedeniyle ödeme hususunu ispat yükü kendisinde olan davalı, tanık delili ile de kanıtlayabilir.
Davalının kendi banka hesabına gönderilen satış bedelinden davacının payına düşen kısmı 27.02.2007 tarihinde T…. Bankası…Şubesi önünde elden ödediği yönündeki savunması ile ilgili olarak dinlenilen ve taraflar adına vekaleten satış yapan davalı tanığı …’ ın “tarafların birlikte kendisini telefonla arayarak biz araziyi sattık, paramızı aldık, arazinin devrini verebilirsin demeleri üzerine tarafların verdikleri vekalete istinaden tapuda … adına satış yaptığını” beyan etmesine rağmen yine “ arazinin ne kadara satıldığı, bu bedelin tamamının ödenip ödenmediği, paranın taşınmazı alan tarafından kime gönderildiği, davacı ve davalının hisselerini tam olarak alıp almadığı hususunda bir bilgisinin olmadığı sadece talimattan haberdar olduktan sonra …’ e sorduğunda parayı gönderdiğini söylediği ancak kime gönderdiğini söylemediği yönündeki” beyanı ile davalının taşınmaz satış bedelinin 23.02.2007 tarihinde hesabına gönderildiği ve satışın tapudan 26.02.2007 tarihinde yapılmasından sonra 27.02.2007 tarihinde davacıya ödeme yaptığı yönündeki savunması ile çeliştiği, yine davalı tanığı …’ in “önceleri market işletirken müşterisi ve marketine komşu olması nedeniyle davalıyı tanıdığını, 2007 yılı Şubat ayı içerisinde market kapısında karışlaştığında davalının Rizedeki evlerinin yakın ahbapları vasıtası ile satıldığını ve banka vasıtası ile gelen 39.000 TL satış bedelinden yarısını kardeşine vereceğini söylediğini, neden parayı bankadan ödemediğini sorduğunda öyle gerek görüldü diye cevap verdiğini o sırada siyah bir araba ile davalının kardeşi olan davacının geldiğini bu sırada yanlarından biraz ayrıldığında poşet içerisinde para olduğunu anladığı bir miktarı davacıya verildiğini, davacının poşeti açıp baktığını ve sonradan memnun bir şekilde arabasına binip gittiğini, davalınında kardeşinin gitmesinden sonra rahatça parayı verdim oh şükür diyerek evine gittiğini, bankadan ödeme yapılmaması, elden ödenmesi yönünde davacının ısrar ettiğini davalının söylediğini, paranın çalıştırdığı market önünde verildiği” yönündeki beyanı ile bu tanığın çalıştırdığı ve 2010/11123 2011/1353
ödeme yapılan market ile … Bankası…Şubesi ile arasında altı apartman kadar ara olduğu yönündeki beyanı ve dosyada her iki yer ile arasındaki mesafeyi ve bu mesafe arasındaki yolları ve binaları gösteren fotograflar ile para almak için siyah araba ile geldiğini ve …davalının verdiği poşeti açıp baktığını ve sonradan memnun bir şekilde arabasına binip gittiğini söylediği davacıyı duruşma salonunda göstermesi istendiğinde duruşma salonunda olan davacıyı teşhis bile edememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davalının davacının payına düşen kısmı 27.02.2007 tarihinde T…. Bankası…Şubesi önünde elden ödediği yönündeki savunması ile çeliştiği buna göre davalının yapılan taşınmaz satışından dolayı banka hesabına gönderilen satış bedelinden hissesine düşen miktarı davacıya ödediğini tüm dosya münderecatına göre kanıtlayamadığı anlaşılmıştır. Ne var ki, davalı, cevap dilekçesinde “sair deliller’ demek suretiyle yemin deliline de dayandığından, mahkemece; davalıya, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.