Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1153 E. 2010/8585 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1153
KARAR NO : 2010/8585
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; … ili, Osmangazi ilçesinde bulunan Tapunun 3560 ada 2 parselindeki taşınmaz ile 3563 ada 10 parselindeki taşınmazın % 59 hissesinin T.C.Emekli Sandığı, % 41 hissesinin ise … adına kayıtlı olduğunu, söz konusu parsellerdeki taşınmazların “Kent Meydanı ve Tesisi” Projesi kapsamında değerlendirilmesi amacıyla davalı ile Belediye arasında 08.07.2005 tarihinde Gayrimenkul Değerlendirme Protokolü ve Mutabakat Zaptı altında bir sözleşme imzalanarak, davalıya ait hissenin 49 yıllığına kiralandığını, kendilerinin protokole uygun hareket ettiği halde davalı tarafından sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, fesih şartlarının oluşmadığını, sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilemeyeceğini ve kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespiti yönünde karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Eda davası açılabilecekken tespit davası açılamayacağını, Emekli Sandığınca tesis edilen işlemlerde kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil eden bir husus bulunmadığını, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, aralarında yapılan kira sözleşme gereğince sandığın hissesi oranındaki mülkiyet hakkının belediyenin yapacağı düzenlemeler ile düşürülemeyeceğini, tesis üzerinde ayni veya şahsi hak talep edilemeyeceğinin karara bağlandığını, sözleşmenin davacı …’ye yap-işlet-devret yetkisi ile ayni hak yetkisi vermediğini, bu hususta tereddüt hasıl olduğu için sözleşmenin ihtarat sonucu feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının Tespit talebinin kabulü ile taraflar arasındaki 08.07.2005 tarihli sözleşmenin devam ettiğinin tespiti suretiyle çekişmenin giderilmesine karar verilmiş, verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmesi neticesi Dairemizin 29.12.2008 gün ve 2008/8335-15831 esas-karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş
2010/1153-8585
olmakla, Dairemizce yineden yapılan inceleme üzerine bu kez “görev hususu gözden kaçırılarak temyiz edilen hükmün zuhulen onandığı” belirtilerek davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile onama kararı kaldırılarak, dava dosyasının “hakem” tarafından karara bağlanması gerektiği gerekçesi ile “hükmün bozulmasına” karar verilmiş, mahkemece Bozma kararına uyularak dava dosyasının Hakem sıfatıyla bakılması için Kıdemli Hakime gönderilmesine karar verildiği verilen kararın bu kez davacı ve davalı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre: tarafların sahip olduğu taşınmazın % 59 hissesinin T.C.Emekli Sandığı, % 41 hissesinin ise … adına kayıtlı olduğu, söz konusu parsellerdeki taşınmazların “Kent Meydanı ve Tesisi” Projesi kapsamında değerlendirilmesi amacıyla davalı ile Belediye arasında 08.07.2005 tarihinde Gayrimenkul Değerlendirme Protokolü ve Mutabakat Zaptı altında bir sözleşme imzalanarak, davalıya ait hissenin 49 yıllığına davacı … tarafından kiralandığını, yapılan protokol gereğince Belediye tarafından yaptırılacak tesislerin kira süresi sonunda bütün olarak %59’u sandığa ve %41’i ise davacı … adına tapuda tescil edileceği kararlaştırılmış olmakla, davanın konusunun mülkiyete ve ayni hak tesisine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu (Emekli Sandığı) 5502 sayılı yasa ile kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz ve fakat , idarî ve malî açıdan özerk, Kanunda hüküm bulunmayan durumlarda ise özel hukuk hükümlerine tâbi bir Kurum olup, genel ve katma bütçeli kurumlar arasında sayılmamaktadır. Bu nedenle gerek dava konusunun ayni hak tesisine ilişkin oluşu gerekse Davalı …K.’nun özerk bütçeli bir kurum olması dikkate alınarak davanın genel mahkemede görülüp karar bağlanması gerekir. Görevli ilgili hususlar kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında ve re’sen nazara alınmalıdır. Görev konusunda usulü müktesap hak söz konusu olamaz. Öyle olunca mahkemece esasa girilip karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde Hakem sıfatıyla bakılması için “gönderme” kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.