YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11702
KARAR NO : 2011/46
KARAR TARİHİ : 11.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murislerinden kendilerine intikal eden taşınmaz hisselerini haricen satın aldığını, satış bedeli olarak davalılardan …’e 4.000,00 TL, diğer davalılara da 4.000,00 TL olmak üzere toplam 8.000,00 TL ödediğini, ancak taşınmaz hisselerinin tapu devirlerinin yapılmadığı gibi, ödediği satış bedelinin de iade edilmediğini ileri sürerek, davalı …’den, ödediği 4.000,00 TL’nin, ödeme tarihi olan 29.6.2007 tarihinden itibaren, kalan 4.000,00 TL’nin ise diğer davalılardan ödeme tarihi olan 11.7.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacıdan aldıkları satış bedelinin iddia edildiği gibi 8.000,00 TL olmadığını, davacıdan, davalılardan …’in 1500 TL, diğer davalıların da 1500 TL satış bedeli aldıklarını, toplam 3.000,00 TL’yi faizsiz olarak davacıya iade etmeyi kabul ettiklerini belirterek, davanın kısmen reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen “Teslim Tesellüm ve İbra” belgesinde, “… köyü 125 ada 1 parsel ile aynı yer 292 parselin davacıya satıldığı, satış bedelinin alındığı, başka alacağın kalmadığı” yazılmış ise de, satış bedeline ilişkin bir açıklamanın yapılmadığı, ödenen satış bedeli konusunda karşı tarafa yemin yöneltmesi için davacıya verilen kesin mehle de uyulmadığı, davacının bu nedenle
2010/11702-2011/46
taşınmaz hisselerini davalılardan toplam 8000 TL karşılığında satın aldığını ispatlayamadığı belirtilerek, davalıların kabulünde olan bedele itibar edilmek suretiyle 1500 TL’nin davalı …’dan, 1500 TL’nin ise diğer davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, taşınmaz satışına ilişkin olarak harici satış sözleşmesinin düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, satış bedeli olarak davalılara ödenen satış bedeli konusundadır. Davacı satış bedeli olarak davalılara toplam 8.000,00 TL ödediğini iddia ederken, davalılar ise davacıdan toplam 3.000,00 TL satış bedeli aldıklarını savunmuşlardır. Davacı ve davalılar arasındaki taşınmaz satışına ilişkin “Teslim Tesellüm ve İbra” başlıklı harici satış sözleşmesi, resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olup, satış bedeline dair hiçbir ibare içermemekte ise de taraflarca imzası inkar edilmediğinden, HUMK 292/2 maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece, ödenen satış bedeli konusunda tarafların tanık dahil tüm delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 45.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.1.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, bu davasında davalıların murislerinden intikal eden taşınmazlarını haricen kendisine sattıklarını, satış bedeli olarak her bir davalıya 4.000.00 TL ödediğini, tapuda devrin gerçekleşmediğini ileri sürerek toplam 8.000.00 TL.nin her iki davalıdan tahsilini istemiş, davalılar ise davaya konu edilen taşınmaz için davacının kendilerine toplam 3.000 TL ödediklerini savunmuştur.
2010/11702-2011/46
Davada dayanılan ve üzerindeki imzaları inkar olunmayan tapulu taşınmazın haricen satışına ilişkin olarak düzenlenen tarihsiz sözleşmede açıkça ” … İlçesi … Sokağında 125 ada 1 parsel numarasında kayıtlı bulunan gayrimenkuldeki miras hak ve hisselerimiz ile yine … ili … İlçesi … Köyünde 292 parselde kayıtlı bulunan miras hak ve hisselerimizin tamamını alıcısı bulunan … sattık. Miras hak ve hisselerimize isabet eden hak ve alacaklarımız olan paralarımızı aldık. İlgilisi …’tan hiçbir hak ve alacağımız kalmadı” yazılı olup, sözleşmede ödendiği belirtilen satış bedelinin ne miktar olduğu konusunda açıklama bulunmamaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda usül hükümleri gereği kararlaştırılan satış bedelinin ne miktar olduğu ve bu bedelden ne miktarının ödendiğinin ispatı, alıcı davacıya düşer.
Az yukarıda da açıklandığı gibi sözleşmede ödendiği belirtilen satış bedelinin ne miktar olduğu yönünde bir açıklama yoktur. Davalılar savunmalarında herbir davalı için davacının 1.500.00 TL ödediğini beyan etmişlerdir. Bu beyan kendilerini bağlar. Hal böyle olunca, mahkemeninde kabulünde olduğu gibi davacının herbir davalı için 1.500.00 TL üzerinde ödeme yaptığını ispat edememesi nedeniyle davalıların kabul ettikleri miktar üzerinden davanın kabulü cihetine gidilmesi ve mahkeme kararının yerinde olduğunu düşündüğümden yüce çoğunluğun anılan sözleşmenin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tarafların tanık dahil tüm delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği şeklinde bozma görüşüne katılamıyorum.