Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/12163 E. 2011/2134 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12163
KARAR NO : 2011/2134
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı ile tekstil ürünü alış-verişi olduğunu, en son 2008 yılında davalıdan almış olduğu malların bir kısmını iade ettiğini, bir kısmının da halen kendisinde bulunduğunu, davalıdan sipariş fişi ile 6.000 YTL’lik mal aldığını, kendisine verdiği senetleri zamanında ödeyemediğinden dolayı, … adına keşide edilmiş ve kendisinin de cirosu bulunan 7.000 TL’lik bir adet 30.6.2008 keşide tarihli çek verdiğini ve bu çeki de zamanında ödediğini, ne var ki davalı ile arasındaki samimiyetten dolayı senetleri almadığını, davalı-alacaklının bu senetleri takibe koyarak aleyhine Ayvalık icra müdürlüğünün 2009/198 esas sayılı dosyasından takip yaptığını, takibin usulsüz olduğunu, ayrıca 400 TL’lik ptt fişi ile de ödemede bulunduğunu, kaldı ki bir kısım malların iade edildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 400 TL borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak miktarı olan 8.100,00 TL üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıya ödemesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden
2010/12163-2011/2134
davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 72/4 maddesi hükmüne göre; menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış almasından doğan zararı karşılığında bir tazminata mahkum eder. Mahkemenin alacaklı lehine hükmedeceği bu tazminat, alacağın yüzde kırkından az olamaz. Somut olayda, davalı davacı aleyhine icra takibi başlatmış ve borçlu davacının talebi üzerine mahkemece İİK.nun 72/2 maddesi gereğince takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ancak bu kararın infaz edilmediği anlaşılmıştır. O halde alacaklının alacağını geç alması gibi bir sonuç hasıl olmadığından İİK.nun 72/4 maddesi gereğince davalı lehine %40 icra inkar tazminatına hükmolunmaması gerekirken, bunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın “hüküm” başlıklı bölümünün 2.bendinde davacıyı tazminatla sorumlu tutan cümlenin karardan çıkarılarak yerine aynen “şartları oluşmadığından davalı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” cümlesinin eklenmesine kararın bu şekilde düzeltilerek ve değiştirilerek ONANMASINA, peşin alınan 15.60 TL. temyiz harcının iadesine, 15.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.