Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1219 E. 2010/14904 K. 10.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1219
KARAR NO : 2010/14904
KARAR TARİHİ : 10.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının 24.02.1998 tarihli belge ile adına parsel tahsisi yapmayı taahüt ettiğini, buna karşılık olarak davalıya 10.000 TL nakit para ile 30.000 TL meblağlı çek verdiğini, ancak davalının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek 10.000 Tl ile 30.000 Tl çek bedelinin davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan yazılı belgeye istinaden 10.000 TL ile 30.000 TL meblağlı çeki aldığını, aldığı parayı kooperatif hesabına yatırdığını, çeki de davacıya iade ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,10.000 Tl alacağın dava tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline,30.000 TL çek için davacıya herhangi bir rücuda bulunulmadığı, davacının çek karşılığı herhangi bir ödeme yapmadığı, davacıya bu çek ile ilgili rücu yapılması halinde davacının daha sonra dava açabileceği gerekçeleri ile davacının çek ile ilgili talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin
2010/1219-14876
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının, aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı,24.02.1998 tarihli belgeye istinaden davalıya verdiği 10.000 TL nakit para ile 30.000 TL meblağlı çekin davalının edimini yerine getirmemesi nedeni ile tahsiline karar verilmesi için eldeki davayı açmıştır. Davalı 29.06.2009 tarihli celsede çeki davacıya iade ettiğini beyan etmesine rağmen çeki iade ettiğini kanıtlayamamıştır. Bu nedenle çekin davalı yedinde kaldığının kabulü gerekir. Ne var ki, dava konusu çekin muhatap bankaya ibraz edilip ödenmediği de sabittir. Davacı açtığı dava ile çek bedelinin istirdatını istemekle çoğun içinde azı da var kuralı gereğince çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini istediğinin kabulü gerekir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davacının çekten dolayı borçlu olmadığına karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davacının çek ile ilgili talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine ( 2 ) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15,60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.