Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/12764 E. 2011/653 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12764
KARAR NO : 2011/653
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, mülkiyeti hazineye ait davaya konu yeri ilk olarak 2002 yılında 2886 sayılı yasa kapsamında ihale ile kiraladığını, 2007 yılında yapılan ihale ile yeniden 5 yıllığına restoran ve çay bahçesi olarak kullanmak üzere kiraladığını, taşınmaza ciddi yatırımlar yaptığını, tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini,ancak sözleşmenin bitmesine 2 yıllık süre olmasına rağmen fesih bildiriminde bulunulduğunu belirterek mesnetsiz ve usulune uygun olmayan fesih ve tahliye bildirimi sebebi ile tahliyenin önlenmesi ve muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının kira sözleşmesinin, kıyı kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı yapılaşma ve kullanım nedeni ile haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davaya konu yerin 6570 sayılı yasaya göre davacıya kiralandığı,kira sözleşmesinin feshini gerektirecek şartların oluşmadığı ve davacının daha önce davalıya ihale sureti ile kiraladığı durumda bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. ve 3. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davaya konu yerin kira sözleşmesinin feshi şartlarının bulunmadığını iddia etmiş,davalı savunmasında davacının kıyı kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı yapılaşma ve kullanım nedeniyle sözleşmenin feshedildiği savunmuştur.
2010/12764 2011/653
Anayasanın 43. maddesinde, Kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu,Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetileceği,Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartlarının kanunla düzenleneceği belirtilmiş,Anayasanın ilgili hükmüne dayalı olarak çıkarılan 3621 sayılı Kıyı Kanununun 6. maddesinde,Kıyıların herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamayacağı düzenlenmiş,aynı maddede imar planı kararı alınması kaydıyla bunun istisnaları sayılmıştır.3621 sayılı yasanın uygulanmasına dair yönetmeliğini 13. maddesinde onaylı uygulama imar planlarına göre yapılabilecek istisnai tesisler sıralanmıştır.
Mahkemece , davaya konu yerin konumuna ilişkin teknik bilirkişilerin katılımıyla keşif yapılmış, düzenlenen bilirkişi raporunda ,davaya konu yerin ve içindeki tüm yapıların kıyı kenar çizgisi içerisinde yer aldığı ,bu yapıların Kıyı Kanununun 6. maddesi ile ilgili yönetmeliğin 13. maddesinde belirtilen istisnai yapılar niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir. Anayasanın 43. maddesinde belirtildiği üzere kıyılar devletin hüküm ve tasarrufunda olup,kıyılara dair bu yasal düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olmakla, kazanılmış hakkın ve sözleşme serbestisi kapsamında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin konusu olamaz. Kaldı ki taraflar arasındaki taşınmaz kira şartnamesinin 32. maddesinde davacı kiracının 3621 sayılı kıyı kanunu ve uygulama yönetmeliği hükümlerine uygun davranacağı kararlaştırılmıştır.Hal böyle olunca mahkemece kıyılara ilişkin mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde davanın kabulüne yönelik hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Kabule göre de,taraflar arasındaki 17.12.2007 tarihli kira sözleşmesinde davaya konu yerin tarla vasfı ile kiralandığı,bu niteliği itibariyle 6570 sayılı yasa kapsamında bulunmadığı gözetilmeksizin hüküm verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 24.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.