Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13015 E. 2011/4967 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13015
KARAR NO : 2011/4967
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı ile kardeş olduklarını, babalarının kaydının düzeltilmesi için birlikte dava açtıklarını, davalının mahkeme masrafları ve avukat tutup masraf yapacağım diye kendilerinden açık senet alındığını ancak avukat tutulmadığını, senedi yırttığını söylediği halde boş kısımlarını doldurarak takibe koyduğunu bildirerek takibin iptaline ve borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı senedin babadan kalan taşınmazın kendisinin satın aldığı halde tapusunun verilmediğini, bunun teminatı olarak senet aldığını zaten senedin yan kısmında da bunun şerh verildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı babalarının kaydının düzeltilmesi davasında avukat tutma ve masraf bedeli olarak tüm kardeşlerden açık senet alındığı ve avukat tutulmadığı halde senedin doldurularak takibe konulması nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti için eldeki davayı açmıştır.Davalı ise bu senedin babasından kalan taşınmazdaki tüm mirasçı hisselerini satın aldığı ancak tapuyu alamadığı için teminat olarak aldığını savunmuştur. Tarafların babalarının kaydının düzeltilmesi için dava açıldığı, avukat tutulmadığı, davalının babadan kalma taşınmazdaki tüm mirasçı hisselerini satın aldığı,
mirasçıların 27.6.2003 tarihli yazılı sözleşme ile tapuyu vermeyi vaad ettikleri ancak satış bedelinin sözleşmede yazmadığı,babasının borçlarını davalının ödemesine karşılık bu taşınmazın verildiğinin yazılı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Davalı tarafından 7.4.2009 tarihinde yapılan kambiyo takibinde 12.4.2008 tanzim tarihli, 15.6.2008 vadeli tanzim yeri olmayan yan tarafında “ tapu hissesi devredildiğinde geçersiz olacağı” şerhi yazılı 25.000 Dolarlık senedi takibe koymuş,takip kesinleşmiştir.Tanzim yeri olmayan ve yan tarafında teminat şerhi bulunan senetle her ne kadar kambiyo takibi yapılmış ise de senet kambiyo senedi vasfında değil adi yazılı senet niteliğindedir.Bu nedenle kambiyo senetlerinin illetten mücerret olma 2010/13015 2011/4967
vasfına da sahip değildir.Davacı bu senedin mahkeme masrafı ve avukat tutma ücreti olarak boş olarak imzalanıp verildiğini,tüm kardeşlerin verdiğini,avukat tutulmayınca geri istendiği ancak davalının yırttım dediği halde doldurup takibe koyduğunu ileri sürmüştür.Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması şikayeti ile davalı hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de bu soruşturma da ve dosya da dinlenen tanıklardan özellikle kardeş olanlar aynı tür senetlerin kendilerinden de alındığını,bu senetlerin mahkeme masrafı ve avukat tutma ücretine ilişkin davalının yapacağı masraflar için alındığını beyan etmişlerdir.Takibe konu senet adi senet niteliğinde olması ve bu senedin düzenlenme amacı hakkında taraflar farklı beyanda bulunmuş olmalarına göre,herkes kendi iddiasını ispat ile yükümlüdür.Mahkemece tarafların bu husustaki yemin dahil tüm delilleri toplanarak,senedin düzenlenme amacı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.3.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından davalının babadan kalma taşınmazdaki tüm mirasçıların hisselerini 27.6.2003 tarihli sözleşme ile satın aldığı, mirasçıların tapuyu vermeyi vaad ettikleri sözleşmede babalarının borçlarının davalı tarafından ödenmesine karşılık bu taşınmazın verildiğinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Davalının elindeki 12.4.2008 tanzim 15.6.2008 vadeli senette “tapu hissesi verildiğinde geçersiz olacaktır” şerhi yazılı olup, sözleşmeye atıf yapılmıştır. O halde, davalı elindeki senedin, satış sözleşmesinin teminatı olduğunun kabulü gerekir. Davacı, bu senedin mahkeme masrafı ve avukat tutma ücreti olarak boş olarak verildiğini yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Davacı tarafından davalıya yöneltilen yemin de davalı tarafından eda edilmiştir. Bu durumda mahkemece ıspat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmakla kararın onanması gerektiği düşüncesindeyim.