Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1319 E. 2010/8588 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1319
KARAR NO : 2010/8588
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı … Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü’nün 01.02.2007 tarihli işlemi ile hakkında, Özel … Kuruluşlarından Hizmet Satın alınması ile ilgili … Bakanlığınca düzenlenen protokol hükümlerine uymadığı gerekçesi ile “uyarma” işlemi uygulandığını, iki hastanın şikayeti nedeniyle yapılan muhakkik incelemesi neticesinde, davalı kurumun muhakkikin yazısına istinaden hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan bu işlemi uyguladığını, davalı kuruma ihtirazi kayıtla bu fatura bedellerinin yatırıldığını belirterek davalının uyarma işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Adıyaman Valiliğinin davalı olarak gösterilmesinin yasa gereği mümkün olmadığını, Adıyaman Valiliğinin ayrı bir tüzel kişiliği olmadığını, bu nedenle taraf ehliyeti olmadığını, bu tür davaların adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığını, Defterdarlık işleminin İl … Müdürlüğü tarafından yapılan incelemeye dayandığını, işlemde hukuka aykırılığın bulunmadığını, belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosya kapsamına göre; Davacı tarafından davalı
2010/1319-8588
hakkında uygulanan uyarma işlemine esas olan işlemler sabit olup, esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki; mahkemece, bu husus vurgulanmakla birlikte, kararın gerekçesinde “..bunun doğrudan davacı şirketten kaynaklanan bir hata olmadığı, tüzel kişilerin yanlarında çalışanların kusurlarından sorumlu iseler de bunun suç teşkil eden eylemleri kapsamadığı, Kaldı ki sorumlu kişiler hakkında soruşturma yapıldığı ve Takipsizlik kararı verildiği, Bu halde davacı şirketin uyarılmasına dayanak teşkil eden olayların olmadığı ve bu olaylara istinaden davacı hakkında tesis edilen uyarma işleminin de bu hali ile dayanaksız olduğu belirtilerek” davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunmakla birlikte, B.K.55 maddesi gereğince de, istihdam eden kimsenin, maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan mesul olduğu hususu, ayrıca ve açıkça belirtilmiştir. Öyle olunca, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken ‘tüzel kişilerin yanlarında çalışanların kusurlarından sorumlu olmadıkları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte Açıklanan neden ile davalının sair temyiz itirazlarının Reddine, ikinci bentte açıklanan nedenler ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 14.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.