Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13246 E. 2011/8150 K. 26.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13246
KARAR NO : 2011/8150
KARAR TARİHİ : 26.05.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … ile davacı vekili avukat … …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kurum hastanelerinde iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemelerinin taahhütnameli olarak davalı …Ş.’den temin edildiğini, taahhütname gereğince fiyat farkı oluşması durumunda bunun ödeneceğinin taahhüt edildiğini, yapılan ödeme ve davalı şirketin kurumda olan alacaklarının mahsubu neticesi bakiye 866.942.017.057TL fiyat farkı alacaklarının olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fiyat farkından … 866.942.017.057TL alacağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiş, davalı …Ş. birleşen … 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/403 esas sayılı davasında, SSK’ya … Eğitim Hastanesinin açtığı ihaleyi kazanarak 9.10.2003 tarihinde 36.801.722.000TL değerinde tıbbi malzeme sattıklarını, bedelinin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe vaki itirazının iptalini istemiş, birleşen … 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/926 esas sayılı davasında, ihaleye katılmak için davalıya 6 adet teminat mektubu verdiğini, davalının sözleşme şartlarını yerine getirmediği gibi teminat mektuplarını da iade etmediğini ileri sürerek,teminat mektuplarının iadesini, mümkün olmazsa bedellerinin tahsilini istemiş, birleşen … 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/2213 esas sayılı davasında, taahhütlü satışlar devam ederken davalı kurum tarafından oluşturulan komisyonun tek taraflı yürüttüğü çalışmalar neticesinde gerçeğe uygun olmayan fiyatların 2010/13246-2011/8150
Belirlendiğini, bu fiyatlara itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalı kurumun talep ettiği mahsup edilen 319.939.594.163TL dahil olmak üzere toplam 1.186.881.611.220TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davalının taahhütlü satış yetkisinin davacı kurum tarafından iptal edilip sonrasında davalı ile yeni bir protokol yapılmadığından protokoller kapsamında fiyat farkı talep edilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca davacının alacağının hangi satışlardan kaynaklandığını ve ne şekilde fiyat farkı oluştuğunu kanıtlayıcı somut bir delil ve belge sunmadığı, gelişen teknoloji ve piyasa ekonomisi şartlarında tıbbi malzeme fiyatlarında farklılık olmasının normal olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen … 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/926 esas sayılı davasının HUMK.nun 409.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, birleşen … 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/403 esas sayılı davasında konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen … 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/2213 esas sayılı davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı-birleşen davaların davalısı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kuruma ait hastanelerin davalı şirketten iyileştirici nitelikte tıbbi malzeme alımı yaptığı, davalı şirket tarafından fiyat farkı oluşması durumunda farkın ödenmesi hususunda 30.7.1998,11.3.1999 ve 20.11.2000 tarihli taahhütname verildiği hususları dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu hususlar yanlar arasında da çekişmesizdir. Davalı şirket tarafından verilen taahhütnameler ile, Kurum ile protokol akdedilene kadar firmaları ya da bayileri tarafından kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile, ileride yapılacak protokol fiyatları arasında kurum aleyhine, yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri gibi, protokol akdedilmemesi durumunda ise, kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile kurumca tespit edilecek rayiç bedel arasında kurum aleyhine, kendilerine yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı da tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak ödeneceği taahhüt edilmiştir.
Yürürlükte bulunan hukuk sistemimizde akit serbestisi prensibi kabul edilmiştir. Taraflar kanuna, ahlak ve adaba, kamu intizamına, şahsiyet haklarına aykırı olmamak şartıyla aralarında her konuda serbestçe sözleşme yapabilirler. (B.K.19-20md.) Yine sözleşme ile taraflar fiyat belirleme hakkını karşı tarafa yani alıcıya, satıcıya, kiracı ve kiralayana bırakabilirler. Böyle bir kararlaştırma ve taahhüt tarafları bağlar. Somut olayımızda olduğu gibi satıcı davalının, fiyat belirleme hakkını alıcı davacıya bıraktığına, dair verdiği taahhütname geçerli ve davalıyı bağlayıcıdır. Bu durumda taraflar arasında yeni bir protokol yapılmamış olsa bile davacı kurum taahhütnameler kapsamında oluşacak fiyat farkını isteyebilir. Ancak tek taraflı olarak fiyat belirleme … tanınan taraf bu hakkını M.K.’nun 2. maddesine uygun olarak, hak ve nesafet ölçüleri içinde, objektif iyiniyet kurallarına bağlı olarak ve keyfilikten kaçınarak kullanmalıdır. Gerektiğinde bu hakkını kullanırken aşırılığa ve keyfiliğe kaçıp kaçmadığı hakim tarafından denetlenmelidir.
Davacı, kendisine tanınan fiyat Belirleme hakkına istinaden belirlediği fiyatlara göre davalı tarafa fazla ödeme yapıldığını bildirerek bu miktarın tahsilini istediğine ve buna davalı taraf da karşı çıktığına göre, davacının ne şekilde fiyat belirlediği ve alacak çıkardığı hususları araştırmalıdır. Bu amaçla öncelikle davacıdan belirlediği fiyatlarla ilgili ödeme belgeleri istenilmeli, davacıya, satılan malzemeler ve belirlenen rayiç bedeller açıklattırılmalı, faturada belirtilen tarihler itibariyle belirlenen fiyatların uygun olup olmadığı, fiyat belirlerken davacının hak ve nesafet kuralları içinde, keyfilikten uzak,objektif iyiniyet kurallarına uygun davranıp davranmadığı belirlenmelidir.Öyle olunca,mahkemece,az yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda uzman bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, gerekçeli rapor da alınmak suretiyle davacı kuruma satılan malzemelerin satış tarihi itibariyle piyasadan emsal bedeller de araştırılarak rayiç bedellerinin belirlenmesi,bu rayiç bedellere göre fiyat farkı oluşup oluşmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan hususlarda gerekli araştırma yapılmadan, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı-birleşen davaların davalısı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 26.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.