Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13355 E. 2011/8753 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13355
KARAR NO : 2011/8753
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … geldi, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup Düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalının inşa ettiği villayı 03.09.2002 tarihli sözleşme ile 208.000-USD’ye satın aldıklarını, villanın sözleşmeden itibaren 1 yıl içinde teslim edilmesi gerektiği halde teslim edilmediğini, yaptırılan tespite göre inşaatın %60’ının tamamlandığını, inşaatın bitirilebilmesi için 65.000-USD’ye ihtiyaç olduğunu, inşaatın süresinde tamamlanmaması nedeniyle davalıya verilen toplam 19.400-USD tutarındaki senetleri ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıya verilen bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, gecikilen 23 aylık kira bedeli olarak 57.500-USD’nin dava tarihinden itibaren 1 yıllık USD’ye uygulanan en yüksek faizi oranı ile davalıdan tahsiline, inşaatın tamamlanması için gereken 65.000-USD’den bakiye borçları olan 19.400-USD düşüldükten sonra kalan 45.600-USD’nin fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden YTL olarak 1 yıllık USD’ye uygulanan en yüksek faizi oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların istekleri nedeniyle villanın tesliminin geciktiğini, davacıların inşaatta bazı Değişiklikler yapacaklarını ve bazı malzemeleri kendilerinin getireceklerini söyleyerek oyaladıklarını, tespit sonrası inşaatı bitirerek oturulabilir hale getirdiklerini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen senetlerle ilgili talepler ve davacının yaptırdığı tespitten sonra davalının tamamladığı noksanlıklar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, mahkemece belirlenen eksik işler bedeli 43.530,32-TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, işin gecikmesinde davacıların kusuru bulunduğundan gecikmeden kaynaklanan tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı … ve davalı arasında düzenlenen 03.09.2002 günlü sözleşme ile, davacının, davalıdan inşa edilmekte olan … 2 adasındaki …..,11 nolu villayı anahtar teslimi olarak satın aldığı, teslim süresinin sözleşme tarihinden itibaren 12 ay olduğu, müteahhit firmanın bu süre içinde villayı teslim etmediği takdirde geciken her ay için rayiç kira bedeli ödeyeceği, dava tarihi itibariyle villanın teslim edilmediği ve iskan ruhsatının alınmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacılar, villanın süresinde teslim edilmemesi nedeni ile gecikilen 23 aylık kira bedeli olarak 57.500-USD’nin davalıdan tahsilini istemişlerdir. Davalı, davacının istekleri nedeniyle villanın tesliminin geciktiğini, davacıların bazı değişiklikler yapacaklarını ve bazı malzemeleri kendilerinin getireceklerini söyleyerek oyaladıklarını bildirerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı şirketin inşaat ruhsatına ve tasdikli projesine aykırı olarak villaya zemin kat büyüklüğünde bir bodrum kat ilave etmesinin, zamanında tadilat projesi hazırlayıp onaylatmamasının, bodrum kat için belediyeden gerekli izni alması gerekirken bu yükümlülüklerini yerine getirmemesinin ve davacıların bu konuda zamanında bilgilendirilmemesinin villanın teslimine etkisi olmuş ise de, davacı tarafın villa inşaatında değişik malzeme kullanmak ve bazı bölümlerin yerlerini değiştirmek istemesi nedeniyle teslimin geciktiği, davacıların önemli ölçüde kusurlu oldukları, kendi kusurlarından kaynaklanan gecikme nedeniyle davalı şirketten kira tazminatı isteyemeyecekleri Gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, villanın teslim tarihinin 03.09.2003 olduğu ve dava tarihine göre teslimde 24 aylık gecikmenin bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre, villanın iskan ruhsatının alınması ve bu konuda kamu kurumları ile ilgili tüm sorumluluklar davalı firmaya aittir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun “Yapı kullanma izni” başlığını taşıyan 30.maddesinin birinci fıkrasında; mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespitinden sonra ilgili Belediyece yapı kullanma izni (iskan ruhsatı) verileceği hükme bağlanmıştır. Bu açık hüküm karşısında; yapı kullanma izin belgesi (iskan ruhsatı) alınması için, yapının inşaat ruhsat ve eklerine uygun olarak tamamlanması gerektiği konusunda, duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davalı şirketin inşaat ruhsatında ve tasdikli projesinde bulunmadığı halde, zemin kat büyüklüğünde bir bodrum kat ilave edileceği taahhüdü ile dava konusu villayı davacılara sattığı, zamanında tadilat projesi hazırlayıp onaylatması ve bodrum kat için belediyeden gerekli izni alması gerekirken bu yükümlülüklerini yerine getirmediği, dava tarihi itibariyle villanın iskanının alınmadığı anlaşılmaktadır.
Kira kaybı, kural olarak taşınmazın sözleşmeye göre teslimi gereken tarihten, ifanın tam olarak yerine getirildiği ve taşınmazın alıcıya teslim edildiği tarihe kadar olan süre için istenebilir. Edimin ifası ise, inşaatın sözleşmeye ve İmar Kanunu’nun emredici kurallarına uygun biçimde yapılıp, teslim edilmesiyle mümkündür; aksi takdirde, edimin ifasından ve dolayısıyla teslimden söz edilemez. İnşaatı, projesine uygun yapma veya uygun hale getirme yükümlülüğü, konunun uzmanı olan yükleniciye aittir. Somut olayda, dava konusu villanın projesine aykırı inşa edildiği ve tadilat projesi onaylanmadıkça iskan ruhsatı alınamayacağı ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin tadilat projesi için bir başvurusunun bulunmadığı açık olup, mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının teslimdeki gecikme nedeniyle kira tazminatından sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacıların inşaatta bazı değişikler yapmak ya da bazı malzemeleri kendilerinin getirmek istemeleri nedeniyle villanın tesliminin geciktiğinden bahsedilemez. Zira, villa en başından beri projesine aykırı olarak inşa edilmiş ve tadilat projesi verilmedikçe hukuki anlamda teslim edilemeyecek durumdadır.
Hal böyle olunca; mahkemece, davacıların kira tazminatı taleplerinin değerlendirilerek uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde teslimdeki gecikmeden 2010/13355-8753
büyük ölçüde davacıların sorumlu oldukları gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 825.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 2.6.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozulması yönündeki kararına katılamıyorum.