Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13391 E. 2011/8292 K. 31.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13391
KARAR NO : 2011/8292
KARAR TARİHİ : 31.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … Kurt ile davacı vekili avukat … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1.2.2002 tarihli hukuki danışmanlık sözleşmesi gereğince davalı şirkete danışman ve avukat olarak hizmet verdiğini, ancak davalı tarafından 7.8.2008 tarihinde haksız olarak azledildiğini, vekalet ücretlerinin ise ödenmediğini, alacaklarının tahsili için başlatmış olduğu üç adet icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, takiplere vaki itirazların iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının önceki yönetimin vekili ve danışmanı olduğunu, yeni yönetimin talimatı olmadan kurum adına “genel kurulun iptali” istemiyle dava açtığını, yeni yönetimde bulunan kişiler hakkında da haksız şikayetlerde bulunduğunu, dosyalarla ilgili bilgi vermediğini, bu nedenle vekillik ve müşavirlik görevinden haklı olarak azledildiğini, tahsilat yapılmayan icra takiplerinden dolayı vekalet ücreti istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haksız olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, … 4. İcra Müdürlüğünün, 2008/2795 E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibine itirazın iptaline, 2008/2696 E. sayılı dosyası üzerinden, davalının 161.600,00 TL’lik asıl alacağa vaki itirazının iptaline, 2008/2697 E. sayılı dosyası üzerinden ise davalının 80.332,87 TL’lik asıl alacağa vaki itirazının iptaline, fazlaya ilişkin ve icra inkar tazminatına ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/13391 2011/8292
2-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacaklar değerlendirildiğinde, takiplerde kabul edilen asıl alacak miktarları üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün (2) no’lu bendinde bulunan (Davacının inkar tazminatı talebinin reddine) sözlerinin karardan çıkartılarak yerine (İtirazın iptaline karar verilen her bir takip yönünden ayrı ayrı olmak üzere asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 16.267.55 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.