YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13783
KARAR NO : 2011/6376
KARAR TARİHİ : 21.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar … … A.Ş avukatınca duruşmalı, davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat … Sivrikaya gelmiş, davalılar adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı …Turizm İşletmeleri AŞ. ile 9.1.1993 tarihli devre tatil sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince 31.12.2020 tarihine kadar …… Tatil Köyünde, her yılın 33. ve 34. haftalarında B 24/26 no’lu odalarda kalma ve tatil köyünün olanaklarından yararlanma hakkına sahip olduklarını, tatil köyünün sözleşme tarihinden sonra davalı …Ş.’ne ve daha sonra da…Örme San. ve Tic. A.Ş.’ne devredildiğini, daha önce açmış oldukları davada tatil hakkının varlığı konusunda muarazanın giderilmesine karar verildiğini, davalıların devre tatil sistemini değiştirip herşey dahil sistemine geçerek, sözleşmede düzenlenmeyen fahiş ödentiler talep ettiğini, mutfaktan yararlanma şartlarının kaldırıldığını ve otelden yeme içme şartının dayatıldığını, 2006, 2007 ve 2008 yılları tatil haklarının bu şartlarda kullandırılmadığını ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak 10.000 TL. Maddi ve her yıl için 500’er TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişler, maddi tazminata ilişkin talebini daha sonra ıslahen artırmışlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 2006 yılı için 2.964,67 TL. Maddi ve 500 TL. Manevi tazminatın davalılardan müştereken ve mütelsilen tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, 1.9.2006 tarihinden itibaren yasal faiz
2010/13783-2011/6376
uygulanmasına, devre tatil sözleşmesinin taraflar arasında geçerli olduğunun ve sözleşmede yazılı koşullar ile devam ettiğinin tesbitine, bu husustaki mevcut muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların ve davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, 2006 yılından önceki dönem için tatil haklarının kullandırılmaması nedeni ile bu yöndeki muarazanın giderilmesi ve tazminat isteğine ilişkin olarak açtıkları davanın Manavgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde, 2006/361 E. 2008/61 K. sayısında görülerek karara bağlandığını, eldeki dava ile de 2006, 2007 ve 2008 yılları için de tatil hakları kullandırılmadığından maddi ve manevi zararlarının ödetilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, 2006 yılı için dava kısmen kabul edilmiş ancak 2007 yılı ve sonrasında davalı tarafça tüm devre tatilcilerin tesise çağrıldığı, çoğunluğunun gelip devre tatil haklarını kullandıkları, talep edilen 20 euronun otelin herşey dahil sistemine geçmiş olması nedeni ile talep edildiği ve davacı tarafa gönderilen yazıda bunun ödenmesinin zorunlu olmadığının belirtildiği, davacının 2007 ve sonrası için tatil hakkını kullanmaması nedeni ile maddi tazminat isteğinde bulunamayacağı açıklanmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu olan bölümün 5 yıldızlı tatil köyü olarak herşey dahil sistemi ile işletildiği, odalarda yapılan düzenlemelerle yiyecek içecek üretimi için alanın kaldırıldığı açıklanmıştır. Davalı tarafça davacılara gönderilen tarihsiz yazıda, tesiste herşey dahil sistemine geçildiği, kişi başı 20 euro ödenmesi halinde bu sistemden yararlanabilecekleri ancak zorunlu olmadığı, tesisin devam eden inşaat ve yenileme işleri nedeniyle 2007 sezonunda hizmete açılamadığı, devam eden işler nedeni ile otelin açılış tarihinin 15.7.2007 günü olarak belirlendiği, yenileme ve bakım bedellerini ödenmesi gerektiği bildirilmiş, 15.3.2008 tarihli yazıda da yenileme ve bakım bedellerinin ödenmesi ve kişi başı 25 euro ödeme yapılarak herşey dahil sisteminden yararlandırılacağı ve tesise gelip tatil yapabilecekleri belirtilmiştir.
Devre tatil sözleşmelerinde; tesis işletmecisi ve yatırımcısı bu sözleşme ile tatilciye belli dönemlerde tesisten yararlanma , kullanma, konaklama, kiralama hakkını belli bir bedel karşılığı tanımakta, devre tatilci de, başlangıçta peşin yada kısa süreli taksitle sözleşme bedelini ödemekte ayrıca her yıl tesisin bakım ve işletme bedeli olarak da cüz’i bir bedel ödemektedir. Bu hali ile, devre tatil sisteminden yararlanmak üzere sözleşme yapanlar genellikle, mütavazi bir bütçeye sahip, makul seviyede harcanacak bir bedel ile her yıl belli bir dönemde tatil yapmak isteyen kimselerdir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davalı taraf davacı ile müzakere etmeden, yeni sözleşme yapmadan veya mevcut sözleşmeyi karşılıklı olarak müzakere ile tadil etmeden oteli herşey dahil sistemine çevirmiş ve devre tatilcilerden bu sisteme geçiş için yaptırdığı yenileme ve lüks sayılabilecek iyileştirme bedellerini aidat olarak talep etmiştir. Bu hali ile, devre tatilcilerin rızaları dışında, sözleşme ile öngörülen amaç aşılarak ek külfet getirecek şekilde artırılan aidat bedellerini ödeme yapmaları şartı ile, tatil hakkından yararlanmaya zorlanamayacaklarının kabulü gerekir. Kaldı ki, tatilcilerin kullanımına tahsis edilen odalardaki mutfak sisteminin değiştirilmesi nedeni ile kullanım zorluğu getirildiği de açıktır. O halde, devre tatilcilerin değiştirilen sistemle tatil hakkını kullanma zorunlulukları bulunmadığının kabulü ile 2007 ve 2008 yılı için de maddi tazminata ilişkin olarak talebe haklarının bulunduğu kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
3-Mahkemenin manevi tazminat isteğinin kabulüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde de, davacıların 2006 yılından öncesine ilişkin olarak açtıklarını bildirdikleri 2006/361 esas sayılı dosya kapsamında manevi tazminata karar verilip verilmediği araştırılarak, daha önceden kullandırılmayan tatil hakkına ilişkin olarak manevi tazminata hükmedilmişse, davacı daha sonraki yıllar için de tatil hakkının kullandırılmayacağını bilebilecek durumda olduğundan, devam eden yıllar için manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gözetilerek bir karar verilmelidir. Bu hususun da gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince davacıların ve davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün, ikinci bent gereğince davacılar üçüncü bent gereğince davalılar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan 62.70 TL. temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine ve yine peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 21.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.