Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13960 E. 2011/13340 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13960
KARAR NO : 2011/13340
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının sahibi ve yöneticisi olduğu Ulus’taki … Çarşıda davalı ile yapılan kira sözleşmesi uyarınca ortopedik malzemelerin satışını yaptığı mağazaları bulunduğunu, çıkan yangın sonucu binanın tamamen yandığını,tüm mallarını ve müşteri çevresini kaybettiğini,yeni kiraladığı yere de masraf yaptığını ancak eski … hacmine ulaşamadığını bildirerek bina sahibi olması,kira sözleşmesine ve ekli yangın yönergesine aykırı hareket etmesi nedeniyle zararının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, üçüncü kişinin eylemi sonucu yangının çıkması nedeniyle illiyet bağının kesildiğini,olayda bir kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bina sahibinin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, üçüncü kişinin eylemi sonucu yangının çıkması nedeniyle illiyet bağının kesildiği gerekçesi ile davanın reddine ,davalı … ve işçisi … hakkındaki davanın atiye bırakılması nedeniyleHMUK’un 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalının maliki ve yöneticisi olduğu binada 1.katta dükkan kiraladığı,ortopedik malzemeler pazarladığı,2003 yılında çıkan yangın sonucu tüm binanın yandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Yine dava konusu olayın, binadaki elektrik kesintisi nedeniyle, bodrum kattaki davalı …’e ait dükkanın aydınlatma ihtiyacı için diğer davalı işçisi …’in benzinle çalışan jeneratörü çalıştırdığı sırada sızan benzinin alev alması sonucu çıktığı, naylon, halı vs şeyler satılan işyeri olması nedeniyle yangının büyüdüğü, binanın şıkışık şekilde dükkan ve önlerindeki istiflenmiş eşya ile dolu olması nedeniyle hızla ilerleyerek tüm binayı kapladığı ve söndürülemediği ceza dosyası ve itfaiye raporundan anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde 2010/13960-2011/13340
davalının sorumluluğunu izah ederken, davalı idarenin binanın projesinde bodrum katın ortak mahal olmasına rağmen imara ve projeye aykırı olarak dükkan haline getirilip kiraya verildiğini, binanın elektrik hatlarının veya trafosunun eski ve yetersiz olması nedeniyle sık sık elektrik kesintisi olduğunu, bodrum kattaki kiracıların aydınlatma ihtiyacı için benzinle çalışan jeneratörler kullanmak zorunda kaldıklarını, bodrum katta çoğunlukla naylon, halı sair kolay yanan malzemelerin satıldığı işyerlerinin bulunduğunu, dükkan önleri ve koridorların satışa sunulan malzemelerle dolu olduğunu, binanın çok sıkışık üstüste bir çalışma düzeni olduğunu, otomatik uyarı ve yangın söndürme sistemi bulunmadığını, davalının bina sahibi olması, kira sözleşmesine aykırı hareket etmesi, kira sözleşmesine ekli yangın yönergesine göre otomatik yangın söndürme sisteminin kurulmamış olması, davalının binanın yönetiminide üstlenip aidat ve diğer giderleri topladığı halde bu eksikliklerin gidermemesi nedenlerine dayanarak eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davacının bu dava sebeplerinden sadece davalının bina sahibi olarak sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, üçüncü kişinin haksız fiili ile illiyet bağının da kesildiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece kira sözleşmesi ve ekli yangın yönergesine aykırı davranarak BK/249.maddesi hükmüne göre akde aykırılık yönünden herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi bu konuda kararda herhangi bir gerekçede oluşturulmamıştır. Bir davada maddi vakıaları bildirmek davanın taraflarına bunların hukuki tavsifini yapmak davanın hakimine aittir. Dosya içinde yer alan ceza davasındaki bilirkişi raporunda davalı idare % 20 oranında kusurlu bulunmuş, yine sigorta şirketi tarafından açılan davalardaki bilirkişi raporunda ise davalı idare % 40 oranında kusurlu bulunmuştur. Kesinleşmeyen bu dava dosyalarındaki bilirkişisi raporlarında davalı idare bina sahibi olması ve akte aykırılık nedeniyle kusurlu bulunmuştur. Mahkemece ceza davası dosyası ve davalı idare hakkında sigorta şirketlerinin açtığı dava dosyaları ve bu dosyalardaki bilirkişi raporları da gözetilerek davacının dava sebepleri ve delilleri ile davalı tarafın karşı delilleri değerlendirilerek davalı idarenin sorumluluğu ve tarafların kusur oranlarının tesbiti için konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.