YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14254
KARAR NO : 2010/16054
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
1-İ. …, 2-Z. Deniz Yetik vekili avukat ……ile 1-Toki vekili avukat …, 2-… İnş. Tic. A.Ş vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 4. Tüketici Mahkemesinden verilen 18.9.2009 gün ve 482-348 sayılı hükmün Dairemizin 23.7.2010 tarih ve 2570-10475 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı kanunun 442 maddesi hükmünce 172.00 (Yüzyetmişiki) Lira para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 2.11.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Dosya kapsamından davacının dava konusu ettiği ayıp ve eksiklerle ilgili olarak dosyaya ibraz edilen, bilirkişi raporları, projeler, tapu kayıtları ve tüm delillerden; taahhüt edilen projenin, takriben 1000 dönümlük arazi üzerinde adalar bazında bir çok siteden oluşan çok büyük bir proje olduğu ve taahhüt edilen hususların projeye uygun gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının eksik ve ayıplı olduğunu iddia ettiği unsurlardan spor kompleksinin “… …” projesinin
2010/14254-16054
vaziyet planında, internet ilanlarında, tanıtım maketlerinde gösterildiği ve projenin reklamının bu şekilde yapıldığı, bu nedenle davacıda bu yerlerin siteye ait olduğu intibaının uyandırıldığı, halbuki; taahhüt edilen spor kompleksinin mülkiyeti TOKİ’ye ait 518 ada üzerine inşa edildiği ve TOKİ tarafından halka açık hale getirildiği, bu durumun ayıplı ifa değil “eksik ifa” mahiyetinde olduğu bu yüzden davacının 10 yıllık zamanaşımı süresinde satıcının sorumluluğuna gidebileceği yolundaki dairemiz çoğunluğunun bozma görüşüne katılmıyorum.
Zira yukarıda açıklandığı üzere; taahhüt edilen proje birtek ada veya birtek siteden meydana gelmemektedir. Takriben 1000 dönüm (1.000.000 m2) arazi üzerinde bir çok ada ve siteden oluşmaktadır. Her sitenin havuz ve sosyal tesislere sahip olduğu etraflarının duvarla çevrildiği ve gerekli güvenliğin sağlandığı dosyadan açıkça anlaşılmaktadır.
Başlangıçta projeyle ilgili tüm alan TOKİ’ye ait olduğu da açıktır. Davacı buradan proje kapsamında bir konut satın almıştır. Proje kapsamında davacının konut satın aldığı ada dışındaki adalara inşa edilen okul, çarşı, spor kompleksi gibi unsurlar ile sitelerin ortak yollarının site sakinlerinin özel mülkiyetine ait olacağına dair davalılarca herhangi bir taahhütte bulunulmadığı gibi bu gibi unsurların site sakinlerinin özel mülkiyetinde olmasının beklenmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenlerle TOKİ arazisine inşa edilen spor kompleksinin de TOKİ’ye ait olması doğaldır.
Davalılar yapılacak spor kompleksinin mülkiyetinin site sakinlerine devredileceği taahhüdünde bulunmamış ve spor kompleksini davacının da istifade edebileceği şekilde proje kapsamında gerçekleştirilmiştir. Kaldı ki tapu kayıtlarının aleni olması nedeniyle davacı satın aldığı konutun tapusunun neyi kapsadığını bilebilecek durumda olup TMK 1020.maddesi gereğince “kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez” kuralı karşısında, davacının spor kompleksinin site sakinlerine ait olması gerektiği iddiasının da dinlenmesi mümkün değildir. Ortada bu nedenlerle “eksik ifadan” bahsedilemez.
Belirtilen nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekip, bu nedenle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken Dairemiz çoğunluğunun “Eksik İfa” nedeniyle bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım. Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararının davanın reddi gerektiği gerekçesiyle karar düzeltme talebinin kabulü gerektiği görüşündeyim.