Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/14364 E. 2011/4913 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14364
KARAR NO : 2011/4913
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalıdan pazarlık yaparak görüp beğendiği 7/B nolu dükkanı 2006 yılında satın aldığını, 2009 yılı haziran ayında dava dışı Eyüp Yalçın’a sattığını, Eyüp Yalçın tarafından kendisine satılan dükkanın tapusunun yan taraftaki dükkana ait olduğunu bildirip, değer farkı bedelini talep edince , 23.9.20009 tarihinde 15.000 TL. ödemek zorunda kaldığını , pazarlık yapıp satın aldığı dükkan yerine yan taraftaki dükkan tapusunun devir edildiğini ileri sürerek, fazla hakları saklı 7.000 TL. Değer farkı ile 2.000 TL. Tadilat ve dekerasyon bedelinin satın alma tarihinden itibaren yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazı davalıdan satın aldığı 6.2.2006 tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taşınmaz alımı konusunda esaslı hataya düşürüldüğünden bahisle eldeki davayı açmıştır. Dava konusu 14 nolu dükkanın davacı tarafından 6.2.2006 tarihinde davalıdan satın alındığı ve 9.6.2009 tarihinde de dava dışı Eyüp Şahin’e satıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı adına tapunun devir edildiği 6.2.2006 tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra dava açıldığından bahisle red kararı verilmiştir.
2010/14364 2011/4913
Borçlar Kanunu’nunun 31. Maddesi gereğince hata ve hileye dayanılarak açılan davalarda öngörülen 1 yıllık süre, hata ya da hileye maruz kalan kimsenin bunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle hatayı öğrendiği tarih davacıya kesin olarak açıklattırılmalı ve bu şekilde hatanın öğrenildiği tarih incelenip araştırılarak, tarafların göstereceği deliller toplanıp değerlendirilerek, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönde hiç bir araştırma ve inceleme yapılmadan, davacının tapu temlik tarihinde hatayı öğrendiği kabul edilerek hak düşürücü süre yönünden davanın reddi usul ve yasaya yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.